İncelemeler

YASEMİN URAS – MESUT İNSANLAR KÜTÜPHANESİ KİTAP İNCELEMESİ

Yasemin Uras’ın yetişkinler için yazdığı son dram kitabıdır Mesut İnsanlar Kütüphanesi. Yazarın şu ana kadar yazmış olduğu beş kitabı bulunmakta. Üçü gençlik fantastik türünde, diğer ikisi dram türünde yazılmış kitaplar. Yasemin Uras’la küçüklüğümden beri tanışıyorum; ama onun kitaplarının çıkmaya başlaması 7 yıl önceye dayanıyor. Eskiden beri birbirimizi tanıyor olmamız tamamen akrabalık ilişkilerinden kaynaklanıyor. İlk okuduğum kitabı Geçit oldu. Gençlik, fantastik türünde. Ama bu inceleme yazısı Mesut İnsanlar Kütüphanesi kitabına ait.

Kahramanımız İtalya’da yaşıyor. Roman yazmak için oturduğu masasının başından dayısının aramasıyla kalkıyor ve bundan sonra gelişen bir dizi olayın içinde buluyor kendini. Yağmur, geçmişinden ve babasıyla içindeki hesaplaşmasından bir türlü kurtulamamıştır. Üniversite yıllarında kendi ayakları üzerinde tek başına durmaya karar veren ve kardeşini babasının evinden çekip almak için kendine söz veren; ama bunların hiçbirini gerçekleştiremeyen bir karakter Yağmur. Vesveseli, tedirgin ve pasif bir kişilik olarak çıkıyor karşımıza. Ve bir de arada sırada iç sesinin konuşmasına, hatta araya girmesine şahit oluyoruz. Yağmur’un yaptığının zıddını söyleyen bir iç ses, her ne kadar Yağmur bu iç sesi sevmese de sonunda bazı söylediklerinin doğruluğunu kabul etmek zorunda kaldığı zamanlar oluyor. Yapmak istediği birçok şey varken hiçbir şey yapmayan, suçlu arayan ve hayatının tüm olumsuzluklarını tek bir kişiye, babasına yükleyen bir karakter.

Kitabın olay örgüsü, dili ve akıcılığı; hep bir sonraki bölüme merak duygusu güzel işlenmiş. Birinci tekil şahıstan okuyoruz romanı. Çok sık geriye dönüşler dikkatimi çekti. Karakter her an her yerde geçmişinde ne yaşadığını ne hissettiğini anlatıyor. Her ailede olabilecek sırlar var kitapta. Ve bu sırları öğrenen Yağmur, büyük bir şok yaşamakla birlikte annesine duyduğu sevgisi, babasını anlamaya başlamasıyla devam ediyor. Aynı anda birçok duygu yaşayan Yağmur, okurken bizi de allak bullak ediyor. Öncesinde baba karakterinden nefret ederken, sırların ortaya çıkmasıyla birlikte aslında babanın ne kadar sevgi dolu bir adam olduğunu öğreniyoruz. Ben de sizin kafanızı daha fazla karıştırmadan burada bırakıyorum. Ve mutlaka okuyun diyorum.

YAZAR HAKKINDA

Sevcan Özbek Akın

Küçüklüğünden beri okuma heveslisi; önüne ne gelse okuyan, bu zamana kadar dünyanın birkaç ülkesi dahil, birçok sokak, mahalle, şehir gezmiş, biraz takıntılı, biraz dağınık birisi. Yazmayı ilk defa ortaokulda denemiş; ama ben bunu yapamıyorum, deyip vazgeçmiş. Bu tutku aklının bir köşesinde kalmış olacak ki yıllar sonra bu işin eğitimini almaya karar vermiş ve Yazarlık eğitimi sırasında harika insanlarla bir araya gelmiş büyük bir heyecanla karnavalın renklerinden biri olmaya karar vermiş; güçlü, evli, mutlu ve çocuksuz bir kadın.

Bir Yorum Yazın