Kültür

Her Şeyi Yitirmenin Dansı: Gabriela Mistral

İsveç Akademisi tarafından yüz on dokuz yıldır verilen Nobel Edebiyat Ödülü geçtiğimiz yıl beşinci kez, bir kadın şairin oldu: Louise Glück. Ülkemizde pek bilinmeyen şairin Güven Turan tarafından çevrilip yıllar önce yayımlanan “Seçme Şiirler ”kitabına ulaşmak da ne yazık ki mümkün olmadı. Dijital ortamda bulabildiğimiz birkaç taze çeviri aracılığıyla şiirlerini okuduk, sosyal medya hesaplarımızdan alıntılar paylaştık.

O günlerde gündemimize hızla girip aynı hızla da uzaklaşan bu kadar nadir bir olay üzerine, yayımlanan birkaç yazı dışında başkaca bir ilgi olmadı. Louise Glück’ün yanısıra Gabriela Mistral, Nelly Sachs, Wislawa Szymborska ve Herta Müller hakkında verilen kısa kısa bilgiler ile çevirisini bulabildiğim birkaç şiiri okumuştum. Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan bu beş kadına ilişkin ilgi ve bilgimizin sınırlı olmasını görmek oldukça düşündürücüydü ama gündem de çok yoğundu.

Nobel ödüllü kadın şairlerin ilki olan Gabriela Mistral ölüm yıl dönümü olan 10 Ocak’ta bir anma yazısında tekrar çıktı karşıma. Nobel Edebiyat Ödülü, 1945 yılında ilk kez bir kadın şaire verilmiş. Şilili Gabriela Mistral (1889 – 1957), aynı zamanda bu ödülü alan ilk Latin Amerikalı ve beşinci kadın olmuş. Asıl adı Lucila de María del Perpetuo Socorro Godoy Alcayaga olmasına rağmen şiirlerini takma adı ile yayımlamış. Adını, hayran olduğu şairler Gabriel D’Annunzio ve aynı zamanda kendisi de Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olan Frederic Mistral’in adlarından oluşturmuş.

Gabriela Mistral’in Nobel Edebiyat ödülüne değer bulunan “Desolación” adlı yapıtı; birçok edebiyatçı tarafından Şili’de modern şiirin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Çocuklar için ninniler ve tekerlemeler içeren Ternura ve alışılmadık imgeler kullandığı ve özgür şiir formunda olan Tala önemli yapıtları arasında yer almaktadır.

Okuduğum kaynakların neredeyse tümünde sevgilisinin intiharından sonra yaşadığı yoğun duygular ve sahip olamadığı eş ve çocuk özlemiyle şiirler yazdığı belirtiliyor. Bunun temelinde Şili hükümetinin ve bazı bilim insanlarının Gabriela Mistral için Katolik geçmişine yapılan vurguyla oluşturmaya çalıştıkları “Azize Gabriela” miti olduğu iddia ediliyor. Oysa daha önce yerel gazetelerde şiirleri yayınlanmış, ulusal yarışmalarda ödüller almış. Evet; Gabriela Mistral, hiç sahip olamadığı oğul ve çok erken kaybettiği iki sevdiği insan için duyumsadığı acıyı haykırmış. Ancak; aynı zamanda edebiyatçı kimliğinden ayrılmaz bir şekilde sosyal, ekonomik ve toplumsal konularla ilgilenmiş, özellikle kadın ve çocuk hakları ve eğitim konularında çalışmıştır. Amerika ve Avrupa’da bulunmuş, kültür ateşesi olarak görev almıştır. Şiirlerinde doğa, aşk, anne sevgisi konularının yanı sıra haksızlığa uğramış Güney Amerika yerlilerini, İspanya İç Savaşı sırasında yerinden edilmiş Basklı çocukları, kötü koşullarda çalışmak zorunda bırakılmış Şilili maden işçilerini konu edinmiştir.

Gabriela Mistral Feminist bakış açısı ile yazdığı, “Lecturas Para Mujeres” (Kadınlar için Konuşmalar) isimli politik makalelerini 1923 yılında zorlukla yayımlayabilmiştir. Kuzey ve Güney Amerika’nın bütün kadınlarına seslenen bu metin, Meksika Devrimi’nin fikirsel alt yapısına da katkı sağlamıştır. Gabriela Mistral aynı zamanda sosyopolitik konularda yazdıklarıyla Şili’de ve Latin Amerika ülkelerinde tanınan bir gazeteci ve köşe yazarıdır.

Gabriela Mistral İspanyolca konuşulmayan ülkelerde çok fazla tanınmasa da yirminci yüzyıl Latin Amerika kültür dünyasına damga vurmuştur. Kendisine Nobel Edebiyat Ödülü “Tüm Latin Amerika dünyasının idealist amaçları için adını bir sembol haline getiren, güçlü duygulardan ilham alan lirik şiirleri için” verilmiştir. Ünü tüm dünyaya yayılan “Bir kıtanın kaderini ve hayallerini canlandıran şiirleri için” ödül verilen yurttaşı Pablo Neruda’nın ustası ve yeri geldiğinde de haklarının savunucusu olmuştur.

Gabriela Mistral’in yapıtlarından sadece “Lagar” ülkesinde basılmıştır. “Desolacion” New York’ta, “Tala” ve “Ternura” Buenos Aires’te, “Poesias Completas” ve “Poema de Chile” İspanya’da yayımlanmıştır. Ülkemizde Şili Büyükelçiliği tarafından yapıtlarının yer aldığı iki kitap yayımlanmış: “Şiir ve Nesirlerinden Seçmeler” ve “Şiirlerinden Seçmeler”. Şiirlerinden Seçmeler Yıldız E. Canpolat tarafından çevrilmiştir. Ayrıca Eray Canberk’in hazırladığı Nobel’li Şairler Antolojisi’nde de bazı şiirleri yer almıştır. Yazıyı hazırlarken kitapların hiçbirine ulaşamadım ama sanal ortamdaki yayımlardan Ülkü Tamer, Birhan Keskin, İsmail H. Aksoy, Tuğrul Asi Balkar, Yıldız. E. Canpolat ve Aytek Sever tarafından çevrilmiş bazı şiirlerini okuma şansım oldu.

Aytek Sever’in, Şairin Lagar (Şarap Cenderesi) adlı şiir kitabının Locas Mujeres (Deli Kadınlar) alt başlığından çevirdiği Öteki (La Otra); çok keyifle okuduğum şiir çevirilerinden biriydi. Çevirmenin de izniyle burada paylaşıyorum.

ÖTEKİ

İçimde bir kadın öldürdüm:
sevmiyordum onu.

Alev gibi parlayan çiçeğiydi
dağ kaktüsünün;
kuraklıktı ve yangın;
serinlemek nedir bilmezdi.

Taş ve gökyüzü vardı
ayaklarında, omuzlarında,
ve asla inmezdi
“suyun gözleri”ni aramaya.

Onun durduğu yerde
kuruyuverirdi otlar
ağzının nefesinden,
yüzünün korlarından.

Reçine misali hızla
katılaşırdı sözleri,
hoşça dökülmezdi dudaklarından
salıverilen tutsak misali.

Eğilmek nedir bilmezdi
dağ bitkisi,
ama ben eğilip bükülürdüm
onun yanıbaşında…

Ölüme terk ettim onu
kalbimden mahrum bırakarak.
Aç susuz kalmış
bir kartal gibi oldu akıbeti.

Duruldu çırpınan kanatları,
kıvrılıp kaldı, tükendi,
ve avucuma düşüverdi
sönen közleri…

Uğruna hâlâ
inleyip duruyor bana kız kardeşleri;
geçip giderken dağlıyor beni
kavrulan balçığı.

Karşılaşınca onlara diyeceğim:
“Arayıp tarayın vadileri
ve alev alev yanan başka bir kartal
meydana getirin balçıktan.

“Eğer ki yapamazsanız,
eyvah! Unutun en iyisi.
Öldürdüm ben onu. Ey kadınlar,
Siz de öldürün onu!”

Yararlanılan kaynaklar:

  1. https://www.gazeteduvar.com.tr/nobel-odullu-sair-kadinlar-haber-1501853
  2. https://www.catlakzemin.com/10-ocak-1957-sair-gabriela-mistral-hayata-veda-etti/
  3. Gabriela Mistral – Facts. NobelPrize.org. Nobel Media AB 2021. Sun. 10 Jan 2021
  4. https://tr.wikipedia.org/wiki/Gabriela_Mistral
  5. https://www.gazeteduvar.com.tr/kitap/2020/02/16/ismet-ozel-gabriela-mistral-nisanini-geri-ver
  6. Neruda, Pablo .Yaşadığımı itiraf ediyorum; Çev: Burhan Arpad, Evrensel Basın Yayın
  7. Toledo, Hale. “Şili’nin İlk Nobel Ödülü Alan Ozanı Gabriela Mistral”(PDF). http://dergiler.ankara.edu.tr/.
  8. Özpehlivan, Sevgi. “Alnımda Ölümün Ter İzleri Var”. com.
  9. https://www.britannica.com/biography/Gabriela-Mistral
  10. http://www.isaretatesi.com/pano/gabriela-mistral-siirleri/
  11. https://www.antoloji.com/gabriela-mistral/siirleri/

 

YAZAR HAKKINDA

Rukiye Çetin

Okumak daha çok yer işgal etse de yaşamımda, yazmak her zaman ya kalemimin ucunda ya da aklımdaydı. Uzun süren bir eylemsizlik sonrası yazma uğraşına yeniden döndüm. Katıldığım yaratıcı yazarlık atölyesinde birlikte olduğumuz, hem çok şey öğrenip hem de çok eğlendiğimiz arkadaşlarımla bu karnavala ben de katıldım. Gezgin bir göçebe, acemi gurme, balkon bahçeci olarak , kentlerden, kırlardan topladığım dağarcığımdaki sesler, renkler, tatlar ve kokularla kalabalığa karışmaya çalışacağım.

Bir Yorum Yazın

4 Yorum

  • Titizlikle araştırılıp yazılan bu inceleme için eline emeğine sağlık! Nobel ödüllü ilk kadın şairin, çok sevdiğim Neruda’nın ustası olduğunu da sayende öğrendim. Teşekkürler…

  • Çok bilgilendirici bir yazı olmuş, ellerine sağlık, ‘Öteki’ şiiri için de ayrıca teşekkürler…

  • İçindeki acıyı şiirlerine haykırırken, yaşanılan acılara da sessiz kalamayan güçlü bir kadın. Şiirle bütünleşen nefis bir inceleme. Teşekkürler 🙂

  • Keyifle okudum, gerçekten güzel bir değerlendirme! ;kısa ve öz. Şiir kitaplarının ve şiirlerinin adları da çok vurucu. “Öteki” şiiri de güzel bir çeviri olmuş. Eline sağlık