Kültür

Kutsal İda’da Antik Lezzetler

Akdeniz bölgesinde yaşamaya başlamadan çok önce bile gezip dolaştığım yerlerin mutfağıyla ilgilenmeye başlamıştım. İnsanlar ne yiyor, nasıl pişiriyor, hangi malzemeleri kullanıyor;  merak ediyor, araştırıyor, bazı yemekleri de evde kendi kendime deniyordum. Mersin’e taşındığımda her adımdaki antik kentlerle, gezip gördüğüm Akdeniz’e kıyısı olan yerlerdeki yemek malzemelerindeki ortaklık beni çok şaşırtmıştı.

Dahası antik kentlerdeki yabanıl bitkilerin birçoğunun hala kullandığımız bitkilerle türdeş olması da dikkatimi çekmiş, bilgilenip kah yazılarda kah sosyal medya ortamında paylaşmaya başlamıştım. Henüz birkaç tanesini paylaşsam da öğrenmeye devam ediyorum…

Geçen yıl pişirilip kotarılıp Kutsal İda’da sofrada yerini alan antik yemeklerde aklım kalmıştı. Çok uzaktaydım, başka telaşlarım vardı. Yemeklerle ilgili fotoğraflara bakıp yazılanları takip etmekle yetinmiştim.

Geçen hafta yemekler hakkında yazılan kitabın tanıtımının olduğunu öğrendim. Katılmak istediğim tek yaz konserinden vazgeçip gecikmeli de olsa toplantıya gittim. Benim için bu toplantıyı önemli kılan bir diğer neden de: Nurdan Çakır Tezgin. Namı diğer “Aşçı Fok” ile tanışacak olmaktı. Antandros’tan Günümüze Antik Zaman Sofraları” kitabından çok önce Girit yemeklerine merak sardığım günden beri yazılarını keyifle okuyor,  sosyal medyadan da takip ediyorum.

Nurdan Çakır Tezgin

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir tesiste “Antandros’tan Günümüze Arkeoloji, Mitoloji ve Gastronomi” konulu söyleşi deAltınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma Koruma ve Yaşatma Derneği” tarafından hazırlanan “Antandros’tan Günümüze Antik Zaman Sofraları” kitabının tanıtımı da yapıldı. Söyleşi sırasında kitaptaki tariflerden ikisi tadıma sunuldu.

Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma Koruma ve Yaşatma Derneği, Antandros Antik Kenti’nin tanıtılmasına, tarihsel ve kültürel mirasının ortaya çıkartılarak dostluk, barış aynı zamanda turizm ve arkeolojiye katkı sağlanmasına destek olmak amacıyla kurulmuş. Kitap uzun soluklu projenin çıktılarından sadece bir tanesi.

Nurdan Çakır Tezgin, antik yemek yazarlarının reçeteleri, bölgedeki antik uygarlıkların yemek alışkanlıkları, çeşitli müzelerdeki buluntuları inceleyerek ve kazı ekibinin destekleriyle altı yıllık bir çalışmanın sonucunda doksan adet reçeteyi bir araya getirip kitaplaştırmış. Kitapta kazı başkanı Prof. Dr. Gürcan Polat ve Doç. Dr. Yasemin Polat’ın Antandros ve yemek kültürü, ören yerindeki mutfak ve yemekle ilgili buluntularla ilgili yazıları da yer alıyor.

Yazarın kendi paylaşımından bir alıntı ile devam edeyim: “Bu kitabı pek çok Antik Çağ Filozofu’nun, şairinin, felsefecisinin satır aralarından, gurme yazarların ölçüsüz tariflerinden, tiyatro oyun repliklerindeki nüansları iğneyle kuyu kazarak araştırıp değerlendirerek yazdım. Pek çok sürprizli lezzet reçetesini kitabın sayfaları arasında size göz kırparken bulacaksınız.

2016 yılında Antandros Antik Kenti yamaç evi bahçesinde fermente edilmeye bırakılan garum sosla başlayan yemek serüveni bugün benim çalışma masamda kitap olarak duruyor, hem de yazarından imzalı. Bir gün o yemekleri İda’da bir sofrada tadabilme hayalim de hala devam ediyor…

Tıklayınız:

Kutsal İda’da Antik Lezzetlerin Ardından

Kitabı edinene kadar sabırsızlananlar varsa başka bir kaynaktan bu tariflere bakabilir:

Antik Yunan ve Roma’dan Ziyafet Çekebileceğiniz 9 Tarif

Rukiye Çetin

Okumak daha çok yer işgal etse de yaşamımda, yazmak her zaman ya kalemimin ucunda ya da aklımdaydı. Uzun süren bir eylemsizlik sonrası yazma uğraşına yeniden döndüm. Katıldığım yaratıcı yazarlık atölyesinde birlikte olduğumuz, hem çok şey öğrenip hem de çok eğlendiğimiz arkadaşlarımla bu karnavala ben de katıldım. Gezgin bir göçebe, acemi gurme, balkon bahçeci olarak , kentlerden, kırlardan topladığım dağarcığımdaki sesler, renkler, tatlar ve kokularla kalabalığa karışmaya çalışacağım.

YAZAR HAKKINDA

Rukiye Çetin

Okumak daha çok yer işgal etse de yaşamımda, yazmak her zaman ya kalemimin ucunda ya da aklımdaydı. Uzun süren bir eylemsizlik sonrası yazma uğraşına yeniden döndüm. Katıldığım yaratıcı yazarlık atölyesinde birlikte olduğumuz, hem çok şey öğrenip hem de çok eğlendiğimiz arkadaşlarımla bu karnavala ben de katıldım. Gezgin bir göçebe, acemi gurme, balkon bahçeci olarak , kentlerden, kırlardan topladığım dağarcığımdaki sesler, renkler, tatlar ve kokularla kalabalığa karışmaya çalışacağım.

Bir Yorum Yazın

+ 26 = 30