Kültür

YAZMA UĞRAŞI

Bugünlerde yazma uğraşım farklı şekillerde gelişiyor. Temel olarak yedi yüz elli sözcük yazma hedefi tepede asılı dursa da başka alıştırmalar da yapmaya çalışıyorum. Bir yandan da yazmaya ilişkin fikir uçuşmalarımı toplamaya çalışıyorum.

Son on beş yılda yazma uğraşım, işle ilgiliydi ve sunum hazırlamakla sınırlı kalmıştı. Yazdıklarım birkaç makale, bir tez, bir iki sinema eleştirisi. Benim olan; ama sanki benim olmayan şeyler gibiydi. Annem benim evime her geldiğinde kitaplıktaki kitapları inceler, bir iki tanesini alıp okur. Genellikle de sabahları benden önce kalktığından salonda sessiz sessiz kitap okurken bulurdum. Onu en çok şaşırtan çeviri kitaplardı. Günlük yaşamında çevirinin karşılığı olmadığından “Gavurdan döndürme, “demişti “ama yine de çok güzel,” diye de devam etmişti. Şairi anımsamıyorum, çevirmeni de; ama annemin sözü aklımda. Benim son yıllardaki yazılarımın bir çoğu gavurdan döndürme bilgilerin kullanılmasıyla oluşmuştu. Onları da özümsemekten çok özetleyerek kullanmaya alışkın öğrenme şeklimiz. Tez hocam da “Sürekli kolaj yapıyorsunuz. Bütüne hakim değilsiniz,” derdi. Biz de bu yöntemi kes yapıştır diye isimlendiriyorduk kendi aramızda. Şimdi ise bambaşka şekillerde yazma uğraşı içinde olmak istiyorum.
“Kuralları çiğneyebilmek için kuralları bilmek gerekir,” saptaması yazmayı öğrenen, geliştirenlere verilen öğütlerin en başında yer alıyor. Yaratıcı yazarlık atölyesinin bu haftaki ödevi için arayış kurgusu olan bir öykü yazılması gerekiyor. Bir kişiyi, yeri, ya da nesneyi arayan karakterin özelliklerinin çok iyi tanımlanması gerekiyor. Ciddi bir motivasyonu olan karakter arayışın sonunda ciddi bir değişime uğrayarak genellikle ilk başladığı noktaya geri dönermiş başarılı örneklerde.

Yazma uğraşında olanlar nasıl yazmalı sorusuna cevap aradığında pek çok kaynakla karşı karşıya kalıyor insan. Yazmaya zorlanırken bir de neyi okuyacağı konusunda yönünü bulamadığında insanın vazgeçmesi işten bile değil. Google da yaptığım yazma uğraşı aramasında karşıma ilk çıkan kitap “Yazma Uğraşı; Eli kalem tutan herkesin karşılaştığı 21 soruna 210 çözüm önerisi; Roy Peter Clark.

“ Yazmak, öyle sihirli, gizemli bir iş değil. Bu aslında bir çeşit zanaat, bir süreç, bir dizi adım. Her süreç gibi yazma süreci de bazen tıkanabiliyor. … Yani aslında yazma eylemi, içinde her zaman sorun çözme uğraşını barındırır. Fakat kimi zaman işler o kadar ters gider ki yazar boğuluyormuş hissine kapılır, batmadan önce de bir can simidine uzanmaya çalışır. İşte bu kitap, böyle bir can simidi işlevi görüyor,” böyle diyor kitabın giriş kısmında ve yazarın bize aktardığına göre ister işle ilgili rapor yazın, ister öykü, ister şiir yazın ister roman. ABD’nin en etkili yazar eğitmenlerinden Donald Murray “Hangi türde veya disiplin dahilinde yazarsa yazsın, her yazar aşağı yukarı aynı süreçten, aynı taktik adımlardan geçer ve yeterince derine inerseniz bu ortak metodu siz de keşfedebilirsiniz,” diyor.
Bu ortak adımlara bakalım: Yola çıkış, Organize olma, Odak noktası bulma, Dili tutturma, Taslak metin, Durum değerlendirmesi, İyileştirme

Yola çıkış her yazar bir başlangıç motivasyonuna, tetikleyici bir güce, harekete geçiren bir dürtüye ihtiyaç duyar.

Organize olma: Yazarın ihtiyaç duyduğu şeyi, ihtiyaç duyduğu anda bulabilmesi gerekir
Odak noktası bulma: Uzun veya kısa her metin belli bir odak noktasından, yol gösterici bir fikirden, bir sahneden ya da yazara ve okura eserin esasen neyle ilgili olduğunu anlatan bir duygudan istifade eder.
Taslak metin: Genellikle yazarlar tam da bu noktada “yazar tutulması” veya savsaklama alışkanlığı olarak adlandırılan bir direniş yaşarlar. Yazar önceki adımları yerine getirmişse eğer, yazma süreci kendiliğinden akmaya başlayacaktır.
İyileştirme: Taslak metnin yazımı bazen o kadar zorlu bir süreç haline gelir ki yazar taslak bittiğinde işin de neredeyse bittiği zannına kapılır. Fakat süreç burada bitmiyor. Çözülmesi gereken son mesele, neyin nasıl revize edileceği, neyin silineceği ve neyin ekleneceğidir. Yazarın eserini düzelteceği, cilalayacağı ve mümkün mertebe kusurlarından arındırmaya çalışacağı aşama, revizyon aşamasıdır.”

Ben bu aşamalardan taslak metin ve iyileştirme arasında gidip geliyorum sürekli. Yazıyorum, düzeltiyorum, yazıyorum, düzeltiyorum. Defalarca geri dönüşler düzeltmelerle yola çıktığım bambaşka bir metin olarak tamamlanıyor. İlk adımları ise genellikle fark etmeden yaşamış oluyorum. Kavramların hiç biri ne bana ne de yazma uğraşısına bir yerlerden dahil olmuş kişilere yabancı değil. Pek çok yerde yazma işinin bir matematik, sistematik olduğuna dair de görüşler bulmak mümkün. Yazma uğraşı sırasında size yol gösterecek çeşitli yazarlık/yaratıcılık atölyelerine ulaşmak artık çok kolay. Teknolojinin yardımıyla sanal atölyelerden , turizme katkılarıyla “yatılı” atölyelere kadar nice kurs alternatifi bulabilirsiniz.

Ursula K. Le Guin’ Dümeni Yaratıcılığa Kırmak; Hikaye denizine yelken açmak için bir 21. Yüzyıl kılavuzu; kitabında yazma uğraşına girişmiş ancak sorunlarla karşılaşmış kişilere basit yöntemlerle bunları aşabileceğinizin müjdesini veriyor. Ancak “Yazarken yalnızsınız,” diyor. Yazar sesinizi bulmaya en iyi, kendi kendinize sessizce çalışarak yaklaşabilirsiniz,” diyor.

Başka kitaplar da var yaratıcı yazarlıkla ilgili. Türkçe olarak basılmış olanların bazılarını buraya yazıyorum.

Murat Gülsoy: Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık. Can Yayınları.
Semih Gümüş: Yazar Olabilir miyim? Notos Kitap.
Aydın Şimşek: Yaratıcı Yazarlık ve Deneysel Düşünme. Kanguru Yayınları.
Yeşim Gökçe: Ben Büyüyünce Yazar Olacağım. Kapital Yayıncılık.
Veysel Çolak: Şiir Nedir? Nasıl Yazılır? İkaros Yayınları
Danell Jones: Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri. Timaş Yayınları.
Stephen May: Yaratıcı Yazarlık. Optimist Kitap

Ama asıl olan yazmayı istemek ve yazma işinde ısrarcı olmakmış, öyle diyorlar.

Rukiye Çetin

Okumak daha çok yer işgal etse de yaşamımda, yazmak her zaman ya kalemimin ucunda ya da aklımdaydı. Uzun süren bir eylemsizlik sonrası yazma uğraşına yeniden döndüm. Katıldığım yaratıcı yazarlık atölyesinde birlikte olduğumuz, hem çok şey öğrenip hem de çok eğlendiğimiz arkadaşlarımla bu karnavala ben de katıldım. Gezgin bir göçebe, acemi gurme, balkon bahçeci olarak , kentlerden, kırlardan topladığım dağarcığımdaki sesler, renkler, tatlar ve kokularla kalabalığa karışmaya çalışacağım.

YAZAR HAKKINDA

Rukiye Çetin

Okumak daha çok yer işgal etse de yaşamımda, yazmak her zaman ya kalemimin ucunda ya da aklımdaydı. Uzun süren bir eylemsizlik sonrası yazma uğraşına yeniden döndüm. Katıldığım yaratıcı yazarlık atölyesinde birlikte olduğumuz, hem çok şey öğrenip hem de çok eğlendiğimiz arkadaşlarımla bu karnavala ben de katıldım. Gezgin bir göçebe, acemi gurme, balkon bahçeci olarak , kentlerden, kırlardan topladığım dağarcığımdaki sesler, renkler, tatlar ve kokularla kalabalığa karışmaya çalışacağım.

Bir Yorum Yazın

17 + = 18