İncelemeler

The Queen’s Gambit

                                                                                               Bir nedeni olan, her nasıla katlanır.

                                                                                                                                Nietzsche

23 Ekim 2020 tarihinde yayınlanan ve çok ses getiren bir başka Netflix yapımı olan Quenn’s Gambet Walter Jevis’in aynı isimli 1983 tarihli romanından uyarlama yedi bölümlük bir mini dizi.

Yapım 28 günde 62 milyon hanede izlendi ve Netflix’in resmi açıklamasına göre kanalın şimdiye kadar en çok izlenen dizisi oldu. Dizi,  92 ülkede top 10 listesine girerken, 63  ülkede 1 numaraya oturdu. Dizinin uyarlandığı roman yayınlandıktan 37 sene sonra New York Times en çok satanlar listesine girdi. Dizi sonrası satranç seti satışlarında patlama yaşanırken sadece internet sitelerinde satışlar üç katına yükseldi. Online satranç müsabakaları oynanan sitelere talep arttı. Bu sonuçlar bile tek başına dizinin Netflix tarafından yapılan izlenme rakamlarıyla ilgili açıklamasını doğrular nitelikte.

Altın Küre 2021 ödül töreninden eli boş dönmeyen yapım başarısını En İyi Tv Filmi ya da Dizi dalında En İyi Mini Dizi ve başarılı başrol oyuncusu Anya Taylor-Joy En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazanarak taçlandırdı.

Satranç devleri Bobby Fischer, Boris Sparsky ve Anatoly Koripov’dan ilham alınarak yazılan kitabın ana karakteri Beth Harmon Bobby Fisher’ın dişi versiyonu olarak düşünülmüş. Beth de Bobby Fischer gibi babasız büyümüş, madde bağımlısı ve küçük yaşta satranca başlamış. Dizi Beth’in sekiz ile yirmi iki yaş arası dönemine odaklanmakta.

Dizi Beth’in kaldığı otel odasında otel görevlisi tarafından uyandırıldıktan sonra apar topar hazırlanıp önemli bir satranç maçına gitmesiyle başlıyor. Hikaye zaman atlamaları yapmadan açılış sekansının ardından Harmon’un annesinin intiharı ile öksüz kalıp yetimhaneye götürülmesi ile devam etmekte.

Beth yetimhanede kendilerine verilen sakinleştirici ilaçlar nedeniyle çocuk yaşta ilaç bağımlısı olurken tesadüfen okulun bodrum katında satranç oynayan müstahdem Shaibel sayesinde satranç ile tanışır. Akşamları yetimhanede yatağında yatarken aldığı sakinleştiricilerin de etkisiyle tavanda satranç tahtası ve taşlarını görerek zihninde satranç maçları yaparak kendini geliştirir. Kısa sürede satranç Beth için bir tutku ve hayat amacına dönüşür. Bu arada Shaibel’in Beth’in bir satranç dehası olduğunu anlaması uzun sürmez. Satranç arkadaşlarından biri olan lise müdürü ile Beth’i tanıştırmasının ardından, satranç ile olan ilişkisi bodrum katından çıkar. Beth on üç yaşında evlat edinilince hayatının yeni dönemi başlamış olur.

Katıldığı satranç turnuvalarında arka arkaya başarılara imza atarken Beth Harmony sürekli okuyup araştırarak satrançta kendini geliştirmeye devam eder. Yeni ailesine ve hayatına uyum sağlamaya çalışan Beth aynı zamanda yeni okuluna başlar.

Kadın oyuncuların çok nadir görüldüğü satrançta Beth, bir kadın olarak ilk defa bu kadar başarılı olduğu için kısa sürede medyanın da dikkatini çeker. Gazete sayfalarına haberleri çıkar ve kendisiyle yapılan röportajların olması, dışlandığı okulda da bir anda popüler olmasını sağlar.

Beth Harmon kendisiyle yapılan bir röportajda satrancın altmış dört karelik, kontrolünde, egemenliğin de kendisinde olduğu öngörülü bir dünya olduğunu söyleyerek, kendisini güvende hissettiği tek yerin o dünya olduğunu ifade eder.

Beth’in yetimhane döneminde başlayan sakinleştirici bağımlılığına üvey annesi Alma’nın yoğun alkol kullanımı nedeniyle zamanla alkol de eklenir.

Dizinin son bölümünde dünya satranç turnuvasının final maçının satrancın dünyada en çok önemsenip en fazla satranç dâhisinin çıktığı Rusya’da olması, soğuk savaş dönemi Rusya’sı ile ABD’nin karşılaşmasından ABD’nin galip çıkması, Rus halkının buna rağmen Harmon’u destekleyip sempati beslemeleri ve kucak açmaları dizinin içine gereksiz siyasi göndermelerin karıştığı ve inandırıcılığını yitirdiği sahneler arasında ilk göze çarpanlar.

Erkek egemen satranç dünyasında bir kadının başarılı ve hatta yenilmezlik hikayesi bazı kesimlerce feminist bir yaklaşım olarak değerlendirildi.

Dizinin geçtiği dönem olan 1960’ların ruhunun gerek kıyafetler, gerek dekorasyon, gerekse müziklerle en küçük detaylar bile atlanmadan (tvde ki reklamlar, en küçük dekorasyon objeleri vs.) gayet başarılı bir şekilde yansıtıldığını görüyoruz.

Dizide Beth’in giydiği ekose kıyafetler satranç tahtasına gönderme yapmak için bilerek seçilmiş. Dizinin kostüm tasarımcısı bu tercihin sebebini “Her zaman bir karakterin içinde olup bitenleri dışarıda giydikleriyle göstermeye çalışırım,”  diyerek ifade etmiş.

Dizi çok fazla bağımlılık yapabilecek ilaç, alkol ve uyuşturucu kullanılan sahnelerinden dolayı kötü örnek teşkil ediyor eleştirisine maruz kaldı.

Dizide Rusya’daki büyük karşılaşmalarda Rusların satrancı takım oyunu olarak kabul edip dayanışmalarına şahit olurken ABD’li oyuncuların bireysel olduğunu, dolayısıyla iki ülkenin kültürünün oyuna yansımasını da görürüz.

Dizinin satranç danışmanlığını Bruce Pandolfini ve Garry Kasparov gibi satrancın grandmaster olarak anılan en iyi satranç oyuncularının yapması diziye kalite katan ve yapılan işin ne kadar önemsendiğini gösteren en önemli detaylar arasında.(Dizide yapımcı tarafından Borgov karakterini Kasparov’un canlandırması istenmiş ancak kendisi teklifi reddederek sadece danışmanlık yapmış.)  Dizinin satranç sahnelerinde Garry Kasparov bizzat bulunup oyunculara saati nasıl kullanacaklarından taşları nasıl hareket ettireceklerine kadar teknik konularda yardımcı olmuş.

Beth ve Borgov arasında yapılan final maçının ilk kısmı Vasili İvancuk’un 1993’de Patrick Wolf ile oynayıp berabere kaldığı maçtan alıntı.

Bütün artı ve eksileri ile Queen’s Gambet izlenmeye başlandığından su gibi akan, sıkılmadan izleyeceğiniz, sizi satranç dünyası ile tanıştıracak bu arada da 60’lar ruhunu yaşatıp dönem atmosferini solumanızı sağlayacak, özenli, eli ayağı düzgün bir dizi. Ayrıca Nietzsche’nin “Bir nedeni olan, her nasıla katlanır,” sözünü doğrular nitelikte. Umudun ve amacın bazen hayatta en büyük dayanak olduğunu gösterip bu zor ve tünelin ucunun karanlık olduğu günlerde az da olsa moral ve ümit aşılayacak bir yapım.

KÜNYE

Tür: Dram, Dönem

Yönetmen: Scott Frank

Uyarlama: Walter Tewis

Yapımcı: Marcus Loges, Mick Aniceto

Başrol Oyuncuları: Anna Taylor-Joy, Thomas Brodie Sangster, Harry Melling Jacob Fortune Lloyd, Marielle Heller

Imdb Puanı: 8,6

Yayın Tarihi: 23 Ekim 2020

Bölüm Sayısı: 7

Ülke : ABD

Kaynaklar:

Eksisozluk.com

wikipedia.org

birgün. net

Ceostudent.com

Gülcan Cengiz

Öğrendiğinden beri okuma sevdalısı, birkaç yıldır yazmaya hevesli, sanata düşkün, keşfetmeye meraklı... Hayatını edebiyat, sinema ve sanatla zenginleştirmeye çalışan bir kadın. Şimdi de yazma serüveni için beraber yola çıktığı arkadaşlarıyla karnaval hazırlığında.

YAZAR HAKKINDA

Gülcan Cengiz

Öğrendiğinden beri okuma sevdalısı, birkaç yıldır yazmaya hevesli, sanata düşkün, keşfetmeye meraklı... Hayatını edebiyat, sinema ve sanatla zenginleştirmeye çalışan bir kadın. Şimdi de yazma serüveni için beraber yola çıktığı arkadaşlarıyla karnaval hazırlığında.

Bir Yorum Yazın

2 + 8 =