Bazı filmler sizi insan zihninin küçük kırılganlıklarından yakalar. Büyük patlamalarla değil.
Fransız yazar Laurent Baffie’nin kült tiyatro oyunu Toc Toc’tan uyarlanan “Takıntılar” tam olarak böyle bir iş.
Film altı yabancının aynı gün, aynı randevu için aynı doktora gelmesiyle başlıyor. Yönetmen Nihat Özcan, Ferhat Ergün’ün kaleminden çıkan uyarlama senaryoyla, tek mekânın sınırlarını avantaja çevirerek karakterlerin iç dünyasına sessiz bir davet gönderiyor. Oyuncu kadrosu da bu ritmi ayakta tutan en büyük güçlerden biri. Herkes absürd ile gerçek arasındaki o ince çizgiyi başarıyla taşıyor. Hem kahkahayı hem de tanıdık bir iç sıkışmasını aynı anda yaratıyor.

Sarp Akkaya’nın canlandırdığı Birol, sayı sayma takıntısıyla hayatını adeta bir matematik bulmacasına çeviriyor. Evli, çocuklu ve taksi şoförü olmasına rağmen bu küçük takıntı onun hayatını tam anlamıyla dönüştürüyor. Seda Bakan’ın Işıl’ı ise titizlik takıntısıyla neredeyse hiçbir insan teması kuramıyor; saçını yıkamak bile bir sınav gibi. Zafer Algöz’ün Hikmet’i, sözlü takıntısı ve durmaksızın küfür etme huyuyla, günlük yaşamın en basit anlarını bile işkenceye dönüştürüyor.
Ecem Erkek’in Defne’si iki kere tekrar etmeden cümle kuramıyor; Bora Akkaş’ın Efe’si simetriyi bozan her şeyi reddediyor. Özge Özberk’in Kumru’su, evham ve kontrol takıntısı içinde sürekli tetikte yaşıyor.

Filmin en iyi yaptığı şey, “takıntı” kelimesini bir mizah malzemesine indirgememesi. Her karakterin davranışının ardında bir korku, bir savunma veya geçmişten gelen bir iz var. İnsanın kendi zihniyle verdiği sessiz savaş hep hissediliyor. İzleyici olarak biz, gülüp eğlenirken bir yandan da kendi küçük takıntılarımızla yüzleşiyoruz. Kahkaha ve duygusal boşluk filmi küçük bir psikolojik keşif yolculuğuna dönüştürüyor.

Hem karakterleri hem de hikâye kurgusuyla “insan zihniyle ilgili ne kadar tuhaf ve eğlenceli olabilir?” sorusunu akla getiriyor. Bazen en büyük karmaşa, dış dünyada değil; kendi içimizde kopmuyor mu?
Kahkaha ile farkındalık arasında gidip gelen bir deneyim arıyorsanız, Takıntılar tam size göre keyifli bir pazar filmi!
