Öneriler

Sayat Nova/Narın Rengi

Narın Rengi, özgün adıyla “Sayat Nova,” 18. yüzyılda yaşamış Ermeni şair Sayat Nova’nın hayatını anlatıyor; fakat bildiğimiz yazar biyografilerinden biraz farklı. Paracanov’un biyografiyle veya kronolojiyle çok ilgilendiğini söyleyemem. Sayat Nova’nın dokumacılıkla büyüdüğü, saray şairi olduğu, âşık olduğu, manastıra kapandığı (keşiş olduğu da diyebiliriz) ve öldüğü filmde görülse de hepsi Paracanov’un büyülü imgeleriyle betimleniyor.

Sayat Nova

Sayat Nova

Sergey Paracanov

Sergey Paracanov

Paracanov, şairin hayatını görsel ve işitsel detaylara odaklanarak yeniden kurgulamış gibi. Ve en önemlisi filmin çekimlerini, Sayat-Nova’nın ilerleyen yıllarında bir keşiş olarak yaşadığı Haghpat Manastırı gibi, ozanın yaşamında büyük yer tutmuş tarihsel mekanlarda yapmaya da büyük özen göstermiş.

Paracanov bu filmde yazarlık, yönetmenlik, kurgu, kostüm, tasarım ve dekoru da üstlenmiş. Bu devrim niteliğinde denilen filmin tek bir diyalog ya da kamera hareketi olmaksızın çekilmesini sağlamış. Sahnelerde perspektifin çoğu kez kasten “düzleştirilmiş” olması minyatür sanatına yapılan bir atıf. Bu teknik, Pers natürmort ve canlı tablo geleneğine sadık kaldığını gösteriyor.

Narın Rengi, şairin okuyucuda yarattığına benzer bir etkiye sahip. İmgeler, kelimelerin önüne geçiyor.

Paracanov’un bu filmi Sovyetler Birliği’nde anti-sovyetizm şüphesi uyandırmış ve film bir süre sonra sinemalardan çekilmiş. Tiflis’te Ermeni bir ailenin çocuğu olarak doğup Sovyet sinema ekolünün içinde yetişse de, onun estetiğe düşkün sinemasıyla Sovyet rejimi hiç barışmamış. Rejimin sanat için biçtiği ideolojik misyona ters düştüğü için yıllarını esaret altında geçirmiş ve uzun bir dönem film çekmesine de izin verilmemiş. Paracanov bu dönemde, yaratıcı pratiğini nesnelere aktarıp onları kurgulayarak enstalasyonlar, kolajlar yaratmış.

Paracanov için yanlış zamanda doğmuş bir estet diyebilir miyiz? 

Filmin ara başlıkları her ne kadar şiirsel olsa da, Sayat-Nova’nın şiirlerini içermiyor. Ekrandaki yazılar ünlü ermeni yazar Hrant Matevosyan tarafından yazılmış.

“Hayatı ve ruhu eziyetlerle dolu bir adamım ben,” diye başlayan ve devam eden filmin bütünü, bir tablo kadar estetik ve bir hayal kadar şiirsel. Diyaloğun hemen hiç yer almadığı Sayat Nova, sembollerle ve metaforlarla dolu derinlikli bir yapım. Duyusal yoğunluğu oldukça fazla ve izlemesi çok keyifli.

Mubi’den onarılmış halini, Türkçe altyazı ile izleyebilirsiniz.

Gizem Akın

Bana bu kimliği yaz deseniz, birinci tekille yazılmış sıkıcı bir durum öyküsü yazarım. Anlat deseniz, anlatamam.

YAZAR HAKKINDA

Gizem Akın

Bana bu kimliği yaz deseniz, birinci tekille yazılmış sıkıcı bir durum öyküsü yazarım. Anlat deseniz, anlatamam.

Bir Yorum Yazın

41 + = 49