Haftalık Öneriler İncelemeler Öneriler

Hücreden Sonsuzluğa: Yıldız Gezgini (Jack London)

Yıldız Gezgini (The Star Rover) yazarın 1915 yılında, ömrünün ve üretkenliğinin son demlerinde kaleme aldığı; arka planında London külliyatının en sert sosyo-politik eleştirisini barındıran büyüleyici bir başyapıttır.

​San Quentin Eyalet Hapishanesi’nin zifiri karanlığında geçen roman, ömür boyu hapse mahkum edilen eski bir akademisyen olan Darrell Standing’in hikayesini anlatır. Cezaevi yönetiminin ve sadist gardiyanların hırslarına hedef olan Standing, kemikleri kıracak, kan dolaşımını durduracak seviyede sıkılan “deli gömleği” (the jacket) işkencesine maruz bırakılır. Bedeninin çürümeye ve ezilmeye terk edildiği bu dayanılmaz fiziksel travma anında Darrell Standing, yan hücresindeki kader arkadaşından öğrendiği bir oto-hipnoz tekniğini devreye sokar: Bedenini parça parça zihninde öldürmek.

​İşte romanın o kırılma noktası tam da burada başlar. Beden fiziki acıya karşı tamamen hissizleştiğinde, kilitli kapılar ve taş duvarlar anlamını yitirir; zihin serbest kalır. Darrell Standing, bedenini hücrede bir et torbası olarak bırakıp “yıldız gezintilerine” çıkar. Çağlar ve kıtalar arasında süzülerek geçmiş yaşamlarına gider.

17. yüzyıl Fransa’sında bir düellocu, Amerikan fetih döneminde Kızılderililerce öldürülen küçük bir çocuk, Kore Min hanedanından preses Om’un sevgilisi ya da İskenderiye’den Kudüs’e giden bir savaşçı gibi pek çok yaşam yaşamıştır.

​Yıldız Gezgini, ilk bakışta reenkarnasyon ve astral seyahat fantezileriyle bezenmiş fantastik bir kurgu gibi durabilir. Ancak derinlemesine bakıldığında, London’ın bu mistik kurguyu devasa bir alegorik kılıf olarak kullandığı görülür.

Kitapta geçen Ed Morrell karakteri gerçek bir kişiliktir. Jack London, 5 yıl boyunca San Quentin Hapishanesi’nde tecritte kalan ve deli gömleği ile cezalandırılan Ed Morrell ile cezaevi reformu mücadeleleri esnasında tanışmıştır.

Morrell’ın 5 yılı aşkın süre tek kişilik hücrede yaşadığı tecrit, maruz kaldığı ağır deli gömleği işkenceleri ve dayanılmaz acıyı yenmek için geliştirdiği zihinsel teknikler London’ı derinden sarsmıştır. Morrell’ı Kaliforniya’daki “Beauty Ranch” çiftliğinde haftalarca misafir eden yazar, uzun akşamlar boyunca dostunun hayatta kalma mücadelesini ve yan hücredeki mahkumlarla duvara tıklatarak kurduğu gizli dili bizzat kendisinden dinleyip kitabının kurgusunu oluşturmuştur.

London, bir insan iradesinin devlet mekanizmasına ve fiziksel zulme galip gelişini simgeleyen bu sarsıcı tanıklığı, edebi dehasıyla yoğurarak Yıldız Gezgini romanına dönüştürür.

Psikolojik açıdan incelendiğinde eser, insanın ağır travma, tecrit ve duyusal yoksunluk (sensory deprivation) karşısında egosunu korumak adına geliştirdiği ilkel ama muazzam bir savunma mekanizmasını gözler önüne serer. Darrell’ın geçmiş hayatlarda yaşadığı o fantastik seyahatler, aslında bedensel acıyla parçalanmak üzere olan bir zihnin delirmemek adına kaçtığı dissosiyatif sanrılardan ve fantezi dünyasından başka bir şey değildir.

Nitekim onu gerçeklikle bağını tamamen koparmaktan ve nihai bir psikozdan koruyan şey, sadece bu içsel fanteziler değil; yan hücredeki dostuyla duvarlara vurarak kurduğu o ilkel, ritmik “dokuma kodu” iletişimidir. Dış dünyadaki bir “öteki” ile kurulan bu nesne ilişkisi, zihnin tutunacağı son gerçeklik çıpası olur.

Bu noktada önemli bir ayrım yapmak istiyorum. Gerçek Ed Morrell; hiç bir zaman, yaşadığı şeyin psikotik bir savunma, bir tür dissosiyasyon olduğunu kabul etmemiştir.

Deli gömleği içinde yaşadığı deneyimin tamamen kendi iradesi altında bedenini öldürüp ruhunu serbest bırakmak olduğunu söylemiştir. Tecritte kapana kısılmış olanın sadece “et” olduğunu ve oto hipnoz ile ruhunu bedeninden ayırdığında kendisini tavandan izleyebildiğini ve artık orada hiç bir acı duygusu kalmadığını ifade etmiştir.

​Özel hayatında katı bir Darwinist, materyalist ve ateist olan Jack London; kitabında bilimsel gerçekliği felsefi ve fantastik bir boyutla esnetmeyi başarmıştır. Yazar; bu deneyimi, insanın bedenine zincir vurulsa dahi iradesinin, düşüncesinin ve ruhunun asla hapsedilemeyeceğini ifade eden bir alegoriye dönüştürmüştür. Bununla da kalmamış, tarihte yaşanmış bir çok önemli olayı; Darrell Standing’in eski yaşamları olarak anlatmıştır.

American author Jack London (1876-1916) reclines next to his desk in a wooden chair, smiling, his legs crossed. (Photo by Hulton Archive/Getty Images)

Jack London

​Yıldız Gezgini, devlet baskısına ve fiziksel işkenceye karşı zihinsel özgürlüğün, mutlak tecride karşı insani iletişimin ve maddesel hapishaneye karşı insan ruhunun yazdığı en görkemli destanlardan biridir. Sadece bir macera ya da fantastik kurgu değil; insan psikolojisinin sınırlarını zorlayan sarsıcı bir klasiktir.

📌 Not: Aşağıdaki yazı başlıkları bağlantı içerir. Başlıkların üzerine tıklayarak ilgili yazılara ulaşabilirsiniz.

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Gizem Ozan Aslan’ın tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Diğer inceleme yazıları için tıklayabilirsiniz.

Tüm öneriler için tıklayabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir:

Âdem’den Önce – Jack London

Doğu Yakası – Jack London

Gizem Ozan Aslan

En sevdiği çiçek yasemin olan kadın, gecenin sessizliği içinde yazıyordu. Yarayı ve izi… Zamanı ve yansımayı… Bazı kelimelere fena takıntılı, karakterleri hezeyanlı, deliliği düş ile değiş tokuş ediyordu. Kendini bildi bileli…

YAZAR HAKKINDA

Gizem Ozan Aslan

En sevdiği çiçek yasemin olan kadın, gecenin sessizliği içinde yazıyordu. Yarayı ve izi… Zamanı ve yansımayı… Bazı kelimelere fena takıntılı, karakterleri hezeyanlı, deliliği düş ile değiş tokuş ediyordu. Kendini bildi bileli…

Bir Yorum Yazın

+ 44 = 54
Powered by MathCaptcha