Haftalık Öneriler Öneriler

BILLY ELLIOT

”Sanki vücudum değişiyor ve içimde bir ateş oluşuyor.

Uçuyorum. Bir kuş gibi!

Elektrik gibi…Evet, elektrik gibi…”

Film, Demir Lady’nin yönetimde olduğu ve madenci grevlerinin yaşandığı bir dönemde geçer. 11 yaşındaki Billy maden işçisi babası, abisi ve alzheimer hastası büyükannesi ile yoksul bir mahallede yaşar.  En yakın arkadaşı Michael eşcinseldir ve film boyunca birbirlerine yetişkinlerin göstermediği bir hoşgörü gösterirler.

Aile geleneği olduğu için babasının zoruyla boks dersleri alan Billy aslında boksu sevmez ve başarılı da değildir. Ancak babasına karşı çıkamaz.

Bir gün grevler yüzünden aynı salonu paylaşmak zorunda kaldıkları bale öğrencilerini izleyince tüm hayatı değişir. Kendini dansın büyüsüne kaptırır.

Billy bu defa ailesine karşı gelmeyi göze alacaktır.

Billy Elliot, tüm zorluklara, önyargılara, engellere rağmen tutkusunu bulmayı başarmış, hayallerini gerçekleştirmiş bir çocuğun hikayesidir.Aynı zamanda fedakarlığın ve cesaretin de hikayesidir.

Ne olursa olsun dans etmeyi bırakmayan Billy…

Oğlunun geleceği için inandığı doğrulardan vazgeçen bir baba…

Kendisi madenin karanlığına geri dönecek olmasına rağmen kardeşinin arkasında durabilen bir ağabey…

Toplumun baskısına karşı kim olduğunu kabul etmeyi başarmış Michael…

Hiçbir çıkarı olmamasına rağmen gizli gizli Billy’e ders veren ve onu cesaretlendiren öğretmeni…

Billy Elliot dönemin acımazsız gerçeklerini, toplumun baskısını başarıyla yansıtan ve bunları dansla harmanlayan çok keyifli bir film.

Ezgi Orhan

Poe’nun dehşetengiz öykülerinin karanlığı ile Miyazaki’nin rengarenk ve duygu dolu dünyasının arasında kalmış, yolunu bulmayı çok da umursamayan kayıp bir ruh. Neden yazar, neden çizer? Çünkü konuşmayı sevmez, anlatmayı da sevmez; ama hayal etmeyi sever. Gerçekleştirmeyi umursamadan hayal eder. Bunları da kağıda döker. İleride ait olamadığı bu dünyadan kaçıp Neverland’a yerleşmek, kitapları ve boyaları ile sonsuza dek mutlu yaşamak istemektedir. Ama şimdi katılması gereken bir karnaval var.

YAZAR HAKKINDA

Ezgi Orhan

Poe’nun dehşetengiz öykülerinin karanlığı ile Miyazaki’nin rengarenk ve duygu dolu dünyasının arasında kalmış, yolunu bulmayı çok da umursamayan kayıp bir ruh. Neden yazar, neden çizer? Çünkü konuşmayı sevmez, anlatmayı da sevmez; ama hayal etmeyi sever. Gerçekleştirmeyi umursamadan hayal eder. Bunları da kağıda döker. İleride ait olamadığı bu dünyadan kaçıp Neverland’a yerleşmek, kitapları ve boyaları ile sonsuza dek mutlu yaşamak istemektedir. Ama şimdi katılması gereken bir karnaval var.

Bir Yorum Yazın

63 + = 72