İncelemeler

Sineklerin Tanrısı: Toplumsal Kontrol ve Güç İlişkileri Üzerine Bir İnceleme

William Golding (Photo by Eric BOUVET)

William Golding (Photo by Eric BOUVET)

Sineklerin Tanrısı“, William Golding‘in ünlü bir romanı. Kitapta, insan doğasının karanlık yönlerine, güç mücadelelerine ve toplumsal yapıların çöküşüne dair derinlemesine bir keşif yapabilirsiniz. 

Roman, İkinci Dünya Savaşı sırasında kaydedilen bir uçak kazası sonrası bir grup İngiliz erkeğinin ıssız bir adada mahsur kalmalarını konu alıyor. Bu genç erkekler, adada hayatta kalma mücadelesi verirken, başlangıçta adaletli ve eşitlikçi bir toplum oluşturuyorlar; ancak zamanla, güç ve kontrol ilişkileri ortaya çıkıyor ve toplumun bazı üyeleri diğerlerinin üzerinde baskı kurmaya başlıyor.

Güç ve adalet arasındaki dengenin ne kadar hassas olduğu ve insanların doğal olarak güç sahibi olma eğiliminde oldukları vurgulanıyor. Ayrıca, insan doğasının ne kadar vahşi ve yıkıcı olabileceği de incelikle işleniyor.

sineklerin tanrısı

Birkaç Alıntı: 
  • “Kurallar!” diye bağırdı Ralph, “Kuralları çiğniyorsun!” “Kimin umurunda?”
  • “Canavarı avlayıp öldürebileceğin bir şey sandın!… Biliyordun, değil mi? Senin bir parçanım?”
  • “Belki,” dedi tereddütlü bir şekilde, “belki bir canavar var.” “Demek istediğim, belki sadece biziz.”
  • “Yetişkinlerin yapacağı her şeyi yaptık. Nerede yanlış yaptık?”
  • “En büyük fikirler en basit olandır.”
  • “Biz kimiz? İnsan mıyız? Yoksa hayvanlar mı? Vahşiler mi?”
Toplumsal Kontrol

Başlangıçta, toplumun lideri olan Ralph, adaletli ve demokratik bir düzen kurmak istiyor. Kendisine seçilen bir grup insanla birlikte adaletin sağlanması için toplum kurallarını belirleyip bu kuralların uygulanmasını sağlıyor. Ancak, zamanla güç ve kontrol ilişkileri ortaya çıkıyor…

Toplumun diğer üyeleri, güç sahibi olmak için çeşitli yollar denemeye başlıyorlar. Özellikle, Jack ve takipçileri, özgürce avlanarak, vahşi tarafın gücüne ve doğasına doğru kayıyorlar. Jack, kendi gücünü kullanarak, toplumda liderlik etme çabası içinde ve kendi kurallarını belirlemesine yol açıyor. Fakat bu durum da toplumun diğer üyelerini baskı altına alıp onların özgürlüklerini kısıtlıyor.

Ralph, toplumun orijinal kurallarına bağlı kalmaya çalışırken, Jack ve takipçileri, kendi güçlerini kullanarak onu devirmeye çalışıyor. Toplumda güçlü olan taraf, kontrolü ele geçirip toplumun diğer üyelerini yönlendiriyor.

Toplumsal kontrolün çökmesine ve toplumun anarşiye doğru kaymasına sebep olan adımlar…

Toplumsal kontrolün sınırları, insanların doğalarından kaynaklanan güç arzusu ve kendi çıkarlarına yönelik davranışlarında gizli. Sineklerin Tanrısı, toplumsal kontrolün sınırlarını ve çözülmesinin sonuçlarını vurgulayarak, insan doğasının ve güç arzusunun toplumun dengesini nasıl zorlaştırdığını gösteriyor.

Güç İlişkileri

Güç ilişkileri, kişisel çıkarlarla ve kontrol arzusuyla motive olan insanların doğasından kaynaklanıyor. Bu durum da insanların başkaları üzerindeki etkisini artırmaya ve baskı kurmaya yönelik davranışlarını teşvik ediyor.

Başlangıçta, lider Ralph, diğer toplum üyelerinin desteğiyle toplumun kontrolünü elinde tutmaya çalışırken diğer üyelerin güç arzusu nedeniyle, liderliği sarsılmaya başlıyor ve sonunda da tamamen kaybediyor.

Toplumun yönetimi ve kontrolü  zayıflamaya başladığında toplumda kaos ve anarşi hakim oluyor.

Not: Deniz kabuğudemokrasiyi, bilimi sembolize ediyor. İlk bulunduğu zamanlar elinde tutanın söz hakkına sahip olmasından bu sonucu çıkarmak mümkün. İlk bulan şişman ve gözlüklü Piggy idi… Adadaki çocukları bir toplum olarak düşünürsek, deniz kabuğu önemini yitirmeye başladığı anda, adada gruplaşmalar ve kaos boy göstermeye ve böylece demokrasinin yerini yavaş yavaş antidemokratik, otoriter bir ada yaşantısına bırakmaya başladığını görürüz.*

Adalet

Adaletin olmadığı bir toplumda, haksızlık, baskı ve ayrımcılık gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Bu da toplumda hoşgörüsüzlüğü artırıp güveni sarsar ve toplumsal düzeni bozar.

Adalet, sadece toplumun bütünlüğünü korumakla kalmaz, aynı zamanda insanların mutluluğunu ve refahını da sağlar. Adaletin olmadığı bir ortamda insanlar kendilerini güvende hissetmezler ve huzursuzluk duyarlar.

İnsanların hayat kalitesinin gitgide azaldığı bir yerde zaten toplumsal refahtan söz edemeyiz…

Günümüz Dünyası İçin

Toplumsal yapı ve normların insan doğasından üstün olduğu fikri günümüz dünyasında hala tartışılıyor; ancak, bu roman, insanların doğal olarak uygar ve merhametli olmadığını ve toplumun kurallarına ihtiyaç duyduğunu da gösteriyor. Aslında günümüzde de toplumsal kontrolün önemini ve bireylerin kendilerini düzenlemesi için kurallara uygun hareket etmeleri gerektiğini vurguluyor.

Bir taraftan güçsüz olanların nasıl ezildiğini ve güçlülerin nasıl davranmaya başladığını, güç dengesinin önemini, güç sahiplerinin diğer insanlara olan sorumluluklarını da vurguluyor.

Adaletin sağlanması günümüzde de hala en en eeenn önemli konu! Adaletsizlik, toplumun huzurunu ve dengesini bozdukça çatışmalar ortaya çıkıyor.

Kitaptan çıkarılacak derslerden biri de, insanların doğuştan iyi olmadığı fikri. Çevresel faktörlerin insanların davranışlarını nasıl etkilediğini üzerinde de duruyor.

Uygun koşullar sağlanırsa daha iyi biri olabiliriz demek mi bu?

Son olarak, romanın en önemli mesajlarından biri de, toplumsal yapıların kolayca bozulabileceği ve insanların vahşi doğalarının kontrolsüz bırakılması durumunda ne kadar kötüleşebileceği konusu. Bu, günümüz dünyasında da geçerli…

Filmini izlemeyen varsa:

 

*Metaforları Anlamak: Sineklerin Tanrısı

Gizem Akın

Bana bu kimliği yaz deseniz, birinci tekille yazılmış sıkıcı bir durum öyküsü yazarım. Anlat deseniz, anlatamam.

YAZAR HAKKINDA

Gizem Akın

Bana bu kimliği yaz deseniz, birinci tekille yazılmış sıkıcı bir durum öyküsü yazarım. Anlat deseniz, anlatamam.

Bir Yorum Yazın

5 + 2 =