Bu hafta sizlere Sadık Hidayet‘in ilk öykü kitabı olan Diri Gömülen kitabını önereceğim. Sadık Hidayet modern İran edebiyatı kurucuları arasında yer alır; Tahran doğumlu yazar Paris’te aldığı eğitim nedeniyle Batı edebiyatından özellikle Poe ve Kafka‘dan kendi tarzına çok şey katmıştır.

Sâdık Hidâyet
Bireyin derin yalnızlığını, toplumsal yabancılaşmayı ve ruhsal dengesizlikleri anlatan eserlerinde Doğu’nun mistizmi ve mitolojisi ile Batı’nın varoluşsal felsefesini birleştirmiştir. Sadık Hidayet’in kendine has tarzını tek bir akımın içine hapsetmek zordur. Eserlerinde gerçeküstücülük, bilinçakışı ve iç monolog gibi yazım tekniklerini görürüz. Bu da okuyucuya kendi dehlizlerine inerek karakterlerle bağ kurma zorunluluğunu doğurur.
Bu öykü kitabında yazarın dokuz öyküsü bulunmaktadır. Kitap adını ilk öyküden almaktadır. Tüm çabasına rağmen bir türlü öl-e-meyen bir adamın buhranını anlatır. Kitaptaki diğer öykülerin anlatım tarzı da ilk öyküye çok benzer.
Benim favorilerim arasındaki “Ölü Yiyenler” öyküsü de bu kitapta sekizinci öykü olarak yer alıyor. Tam bir Ortadoğulu “Poe” öyküsü…
Eğer daha önce hiç Sadık Hidayet okumadıysanız, en akıcı okunan kitabının da bu kitap olduğunu söylemeliyim. Bu öyküleri severseniz ve çıtayı yükseltmek isterseniz daha sonra “Kör Baykuş” eserini de okuyabilirsiniz.
