Haftalık Öneriler Öneriler

Colombre – Dino Buzzati

Bu hafta size aslında ne anlattığını tamamen unuttuğum ama okuduğumda çok beğendiğim bir kitap önereceğim: Dino Buzzati’den Colombre. Genel olarak sevdiğim ve kitaplarını okuduğum bir yazar Dino Buzzati. O yüzden siz de masalsı anlatıları seviyorsanız mutlaka okuyun.

Dino Buzzati

Dino Buzzati

Arka Kapak

Colombre, dünyanın tüm denizlerindeki tüm denizcilerin, tüm balıkçıların tek korktuğu yaratıktır! İnsanoğlundan çok daha kurnaz, korkunç ve gizemli bir köpekbalığıdır Colombre! Musallat olduğu denizciyi ölene kadar rahat bırakmaz! Peşine bir Colombre takılan denizcinin paçayı kurtarmasının tek yolu bir daha denizin kıyısına bile uğramamaktır! Ama denizci denize gitmesin de ne yapsın!…

Dino Buzzati, İtalya’da faşizmin gemi azıya aldığı dönemde, Colombre adı altında yayınladığı öykülerinde fantastik bir dünya yaratmış, masalı andıran bu anlatılarıyla gerçekliğin çoğul kapılarını aralamıştır.

Colombre, belki de takıntılarımız, boş inançlarımız, hırs, öfke ve paradır. İnsan yaşamını cehenneme çeviren karasabasanların tümüdür.

İnsan her an bir seçim yapmak, bir karar vermek zorundadır. Bu seçimleriyle kendi cehennemlerini de kendi yaratır, cennetlerini de.

Tadımlık oku!

Can Yayınları

Diğer kitap önerileri için tıklayabilirsiniz.

Ezgi Orhan’ın tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Dino Buzzati – Yedi Ulak

Ezgi Orhan

Poe’nun dehşetengiz öykülerinin karanlığı ile Miyazaki’nin rengarenk ve duygu dolu dünyasının arasında kalmış, yolunu bulmayı çok da umursamayan kayıp bir ruh. Neden yazar, neden çizer? Çünkü konuşmayı sevmez, anlatmayı da sevmez; ama hayal etmeyi sever. Gerçekleştirmeyi umursamadan hayal eder. Bunları da kağıda döker. İleride ait olamadığı bu dünyadan kaçıp Neverland’a yerleşmek, kitapları ve boyaları ile sonsuza dek mutlu yaşamak istemektedir. Ama şimdi katılması gereken bir karnaval var.

YAZAR HAKKINDA

Ezgi Orhan

Poe’nun dehşetengiz öykülerinin karanlığı ile Miyazaki’nin rengarenk ve duygu dolu dünyasının arasında kalmış, yolunu bulmayı çok da umursamayan kayıp bir ruh. Neden yazar, neden çizer? Çünkü konuşmayı sevmez, anlatmayı da sevmez; ama hayal etmeyi sever. Gerçekleştirmeyi umursamadan hayal eder. Bunları da kağıda döker. İleride ait olamadığı bu dünyadan kaçıp Neverland’a yerleşmek, kitapları ve boyaları ile sonsuza dek mutlu yaşamak istemektedir. Ama şimdi katılması gereken bir karnaval var.

Bir Yorum Yazın

49 + = 50
Powered by MathCaptcha