Kültür

KAMISHIBAI: JAPON SOKAK TİYATROSU

Kelimenin tam anlamıyla ‘’kağıt tiyatrosu’’ anlamına gelen Kamishibai, 1930’lu yıllarda popülerleşmeye başlamış Japon hikaye anlatıcılığının bir formudur. Kami (kağıt) ve shibai (oyun, tiyatro) sözcüklerinden oluşur. Anlatıcının, mini bir sahneyi andıran düzeneğin içine yerleştirdiği resimli plakaları sırayla çekerken aynı zamanda hikayeyi anlattığı bir performanstır.

Kamishibai’nin Evrimi

İlk benzer örnekleri Japon Budist tapınaklarında görülür. 8. yüzyılda Budist keşişler öğrencilere ve okuma yazma bilmeyen kişilere manastır tarihini anlatmak için yatay şekilde açılan resimli parşömenleri kullanmışlardır. Emakimono (resim kaydırma) ya da emaki denilen bu parşömenler bir hikayeyi anlatmak için resim ve yazının birlikte kullanıldığı erken bir anlatı biçimidir.

 

Emaki Parşömeni

Emaki örneği, İnsanlara musallat olan aç hayaletler , 12. yüzyıl.

Daha sonra bir çubuğa tutturulan iki taraflı kağıt kuklaların kullanıldığı Tachi-e ortaya çıkmıştır. Ucuz olarak görüldüğü için insanlar tarafından aşağılanarak kağıt tiyatrosu olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Ancak hikayeler çok popüler olmaya başlamış ve konuları yüzünden sık sık yasaklanmıştır. Tachi-e Kamishibai’nin ilk habercisi olarak kabul edilir. Daha sonra düzenek değiştirilip daha kolay taşınabilir hale gelmiştir. Kağıt kuklalar yerine ise resimli levhalar kullanılmaya başlanmıştır.

 

Tachi-e, Imai Yone’nin (1934) “Kamishibai no jissai” kitabından.

Kamishibai’nin Altın Çağı: Büyük Buhran

Kamishibai’nin bilinen halini alması 1920’lerde, popülerleşip yaygınlaşması ise 1930’larda Büyük Buhran döneminde olmuştur. Savaş sonrası ilk zamanlar hayatlarını ve şehirlerini yeniden inşa etmeye çalışan Japonlar için zor zamanlardı. Kamishibai Japon halkını; özellikle çocukları bu sıkıntılı zamanlardan biraz olsun uzaklaştıran, farklı bir hayal dünyasının içine girmelerini sağlayan çok kolay ulaşabildikleri bir eğlenceydi. Savaşta tahrip olan alanlara bile bisikletle kolayca taşınabildiği için giderek toplumun ayrılmaz bir parçası haline gelmişti. Buhran yılları Japonya’nın en zorlu yılları olmasına rağmen Kamishibai’nin altın çağıydı. Aynı zamanda birçok kişiye de iş olanağı sağlamıştır. Yalnızca Tokyo’da o zamanlar 2500 Kamishibaya (hikaye anlatıcısı) vardı ve günde yaklaşık yirmi kadar çocuğa üç dört kez gösteri yapıyorlardı.

 

Gösteri yapan bir Kamishibaya.

 

Kamishibai’nin Vazgeçilmezleri: Şeker, Resim ve Hikaye

Şekerlemeler  Gaito Kamishibai (Sokak Kamishibai’si) performansının üç önemli parçasından ilkiydi. Gaito Kamishibayalar (köşe başı hikayecileri) öncelikle düzeneklerini taşıdıkları bisikletlerini bilinen ve uğrak bir köşeye park ederlerdi.

 

Kamishibaya bisikletle geliyor ve etrafına kalabalığı topluyor.

Daha sonra hyoshigi denilen ahşap sopalarla tempo tutarak kalabalığı hikaye dinlemeleri için çağırırlardı. Çocuklar toplanmaya başladıklarında Kamishibayalar ana gelir kaynaklarını oluşturan şekerlemeleri ve atıştırmalıkları satarlardı. Bu şekerler bir nevi bilet sayılıyordu. Eğer çocuklar hikaye dinlemek istiyorlarsa bu şekerlerden almak zorundaydılar. Ayrıca Kamishibayalar performans sonunda çocuklara hikaye ile ilgili sorular sorardı. Doğru cevap verenler fazladan şeker kazanırdı. Bu da çocuklar için beklemesi heyecanlı bir ödüldü.

 

Hyōshigi

Herkes şekerlerini aldıktan sonra Kamishibaya kalabalığın karşısına geçerdi ve Butai’sini ortaya çıkarırdı. Butai elde taşınan mini bir tiyatro sahnesini andırır. İçinde hikayesi anlatılan resimli levhaların yerleştirildiği kanallar vardır ve yan tarafındaki boşluk sayesinde resimler sırayla kaydırılıp arka tarafa konur.

 

Butai düzeneği içinde resimli levhalar.

Bu resimli plakalar hikaye için çok önemliydi. Her bölümde 10-12 resim kullanılıyordu ve hepsi tek tek elle yapılıyordu. Yapılacak sahne önce eskiz olarak hazırlanıyor,  üstünden mürekkeple geçiliyordu. Ardından sulu boya ile renklendiriliyordu. Son olarak dayanıklılığını arttırmak ve daha parlak görünmesini sağlamak için cilalanıyordu. Levhaların arka taraflarına ise anlatılacak hikayenin yazılı metni ve öndeki sahnenin küçük bir eskizi oluyordu. Bazı Kamishibayalar çoğaltıp kopyalanmış levhalar kullanılıyordu. Ama gerçek sanatçılar sadece elde yapılmış olanları tercih ediyorlardı. Her sanatçının kendine özgü tarzı sayesinde ortaya çok çeşitli eserler çıkıyordu ve bu da hikayeyi çok daha ilgi çekici hale getiriyordu.

 

Ön yüzünde anlatılan sahne, arka yüzünde hikayenin yazılı metni ve küçük eskizi

Resmedilen sahnede çizerlerin en çok dikkat ettikleri şey kahramanın pozisyonuydu. Çünkü anlatıcının resimleri kaydırdıktan sonra yarattığı etki, ortaya çıkan diğer sahne çok önemliydi. Hikayenin gidişatına göre anlatıcı resimleri yavaş yavaş, kalabalığı iyice sabırsızlandırdıktan sonra da çekebilirdi; hızlıca şok etkisi yapacak şekilde de. Levha kaydırılırken heyecanı öldürmemesi, ortaya çıkan yeni sahnenin hikaye ile tamamen örtüşmesi isteniyordu. Bu yüzden sahneler incelikle düşünülüp tasarlanıyor ve büyük zahmet gerektiriyordu.

 

Hats For Jizo tiyatrosunda dinleyicide beklenti ve heyecan yaratacak birçok sahne, levhanın kaydırılacağı ana denk gelecek şekilde tasarlanmıştır.

Kamishibai manganın atası sayılır ve manga için temel hazırlamıştır. İlerleyen zamanlarda Kamishibai konularından esinlenmiş birçok manga ve anime yaratılmıştır. Dünyanın ilk kez kostümlü olarak resmedilen süper kahramanı olan Ogon Bat (Golden Bat) ürkütücü görüntüsüne rağmen çok sevilmiş; hem manga hem anime olarak tekrar tekrar kullanılmıştır. Ünlü ve başarılı birçok manga sanatçısı da popülerliğini kaybetmeden önce Kamishibai sanatçısıydı.

 

Ōgon Bat Kamishibai Tiyatrosu

Ōgon Bat anime ve mangası

GeGeGe no Kitarō Tiyatrosu ve Mangası 1933, Masami Itō-Keiyō Tatsumi 1960,Shigeru Mizuki.

Kamishibai’nin bir diğer önemli parçası olan hikayeler ise çok çeşitlilik gösteriyordu. Genellikle heyecanlı, çekişmeli, küçük çocukların kaçırılmasını konu alan hikayeler seçiliyordu. Bazı hikayelerin konuları anlamsız, sadece göz boyamak ve anlık heyecan yaratmak içindi. Ancak aynı resimler gibi üzerinde düşünülmüş hikayeler de vardı ve bu hikayeler sağlam bir zemin üzerine oturuyor, yüzlerce bölüme çıkan serilere dönüşüyordu. En iyi anlatıcılar ses efektlerini ve vücut dillerini kullanarak hikayeleri daha da çekici hale getiriyorlardı.

Bir Kamishibai performansı genellikle üç veya dört hikayeden oluşuyordu. Anlatıcı açılışı komedi hikayeleri ile yapıyordu. Talihsiz serüvenlere karışan kahramanın gülünç halleri çocukların hemen dikkatini çekiyordu.  Ardından trajik bir hikaye geliyordu. Yetim kalan genç bir çocuğun acımasız dünyada hayatta kalmak için yaşadığı zorluklar anlatılıyordu. Üçüncü sırada aksiyon-macera hikayeleri vardı. Dinleyiciler gibi kendisi de çocuk olan başkahraman suçluları yakalıyor, vahşi hayvanlarla mücadele ediyor, dünyayı yok etmeye gelen uzaylılara karşı koyuyordu. Bu hikayeler genelde seri halinde oluyordu ve ertesi gün çocukların yeniden gelmesi için özellikle en heyecanlı yerinde kesiliyordu.

Kapanış ise Edo döneminde popülerleşen korku hikayeleri ile yapılıyordu. Haksız yere öldürülen suçsuz bir kadının intikam almak için geri dönmesini gibi konular işleniyordu.

Kyōiku Kamishibai (Eğitici Kamishiabi)

Kamishibai’nin bu kadar yaygınlaşması, çocukların bu gösterileri izlemek için sabırsızlıkla beklemesi Ordu ve Eğitim Bakanlıklarının, din görevlilerinin de dikkatini çekti. Askeri eğitim için savaş yıldönümlerinde anma törenleri için Kamishibai performansları düzenlenmeye başlandı. Sağlık, edebiyat gibi alanlarda da eğitim amaçlı kamishibai kullanıldı. Ünlü bilim insanları, yazarlar Kamishibai ile tanıtıldı.

Ancak bu alandaki en büyük atılım California Üniversitesi’nde ilahiyat bölümünü bitiren Imai Yone (1897-1968) tarafından yapıldı. Japonya’ya döndükten sonra tek başına, hergün kırk elli çocuğun geldiği misyoner ve Pazar okulu başlattı. Eğitim verirken zamanla Kamishibai’nin çocuklar üzerindeki etkisini farketti.

 

Imai Yone (1897-1968)

 Bir Pazar günü, beş veya altı çocuk dışında müdavimler Pazar okuluna gelmedi. Gelenler bile sabırsız davranıp sordular, “Bayan Imai, Kamishibai geliyor. Görmeyi çok isterim. Gidebilir miyim?” “ Kamishibai bittikten sonra geri geleceğim.” Bütün çocuklarımı Kamishibai’ye kaptırdım .

Böylece Imai İncil’e dayalı bir versiyon yapmaya karar verdi. İlk zamanlar Kilise yetkililerinden tepki görse de zamanla onlar da bu fikre ısındılar. Kamishibai misyonu, Ağustos 1933’te kuruldu ve bir kitle iletişim aracı olarak litografik(taş) baskı ile seri üretimi başladı. Daha sonra Budistler de aynı yöntemi kullandılar. Zamanla okullara da nufüz etmeye başladı ve günümüzde de halen okullarda Kamishibai performansları ile eğitime katkı sağlanıyor.

 

İncil kamishibai ve kullanımı. Imai Yone’nin (1934) “Kamishibai no jissai” adlı eserinden illüstrasyon.

 

Biblical Tales: Abraham’dan 17. Kart , 1934.

 

Çimenlerdeki Çocuklar, Kart 17, 1941

 

Japon sağlık ve hijyeni üzerine bir ders,1946

Kamishibai’nin Sonu: Denki Kamishibai

Kamishibai uzun süre çocukların gözdesi oldu. Ama zamanla eleştirilere maruz kaldı. Eğitimciler kendi yöntemlerine büyük katkı sağlamasına rağmen Gaito Kamishibai’nin çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olduğunu iddia ettiler. Ayrıca anlatıcıların sokakta şeker satmalarının da hijyen açısından sakıncalı olduğu söylendi.

Ancak Kamishibai’ye en büyük darbe, gelişen teknolojiyle ortaya çıkan televizyondan geldi. Denki(elektrikli) Kamishibai olarak adlandırılan televizyon çocukların hemen ilgisini çekti. Televizyon yaygınlaştıkça sokaklarda hikaye anlatıcılarının etrafında oluşan çocuk kalabalığı da giderek azaldı. Birçok kişi işini kaybetti ve gegika çizmeye yöneldi.(Yetişkin izleyicileri hedefleyen, daha olgun temalar işleyen bir Japon çizgi roman stili.) İlerleyen zamanlarda da manga sanatçısı oldular.

 

Denki Kamishibai

Günümüzde sokaklarda olmasa da hala kütüphanelerde, okullarda, yaşlı evlerinde, festivallerde Kamishibai performansları sergileniyor.  Dünyanın farklı ülkelerinden sanatçılar Kamishibai tekniğini kullanarak eserlerini sunuyorlar ve alışılmışın dışında olan bu hikaye anlatıcılığı sayesinde eskiden olduğu gibi kalabalığın dikkatini çekmeyi başarıyorlar.

 

Japonya’da eğitim amaçlı kullanılan Kamishibai.

 

Amerikalı sanatçı Arthur Binard’ın Hiroşima Paneller’inden esinlenerek hazırladığı performans. “Chicchai koe” (small voices) isimli eser bir kedinin gözünden Hiroşima’ya atılan atom bombasının yok edici etkilerini anlatıyor.

Kamishibai’nin Kullanıldığı veya İlham Olduğu Eserler

 

Yamishibai: Japanese Ghost Stories

Japonların o tekinsiz hallerini sonuna kadar hissedebileceğiniz, dört dakikalık bölümleri ile on sezon süren, izlemesi çok keyifli bir anime serisi

 

Büyük Rakun Savaşı, Isao Takahata,1994

Çevresel bir alegori olan hikaye, tanuki veya Japon rakun köpeklerinin ormanlarını insanların elinden kurtarmaya çalışmalarını anlatıyor.

 

Kamishibai Man, Allen Say

Yaşlı bir adamın Kamishibaya olduğu zamanları hatırladığı sıcacık bir hikaye.

Manga Kamishibai: The Art of Japanese Paper Theater

Kitap, meraklıları için günümüz çizgi romanlarının yolunu açan ve modern manganın gelişimindeki kayıp halka olan bu büyüleyici ve neredeyse yok olmaya yüz tutmuş Japon sanat formunun tarihini anlatıyor.

 

Kamishibai, Tatiana Azevedo, 2016

Brezilya’daki Japon göçünü konu alan 2016 yapımı kısa film.

 

Kaynaklar

Hoover Institution Library and Archives

Vikipedi

NHK

Princeton

KAMISHIBAI, WHAT IS IT? SOME PRELIMINARY FINDINGS, Jeffrey A. Dym

 

Ezgi Orhan

Poe’nun dehşetengiz öykülerinin karanlığı ile Miyazaki’nin rengarenk ve duygu dolu dünyasının arasında kalmış, yolunu bulmayı çok da umursamayan kayıp bir ruh. Neden yazar, neden çizer? Çünkü konuşmayı sevmez, anlatmayı da sevmez; ama hayal etmeyi sever. Gerçekleştirmeyi umursamadan hayal eder. Bunları da kağıda döker. İleride ait olamadığı bu dünyadan kaçıp Neverland’a yerleşmek, kitapları ve boyaları ile sonsuza dek mutlu yaşamak istemektedir. Ama şimdi katılması gereken bir karnaval var.

YAZAR HAKKINDA

Ezgi Orhan

Poe’nun dehşetengiz öykülerinin karanlığı ile Miyazaki’nin rengarenk ve duygu dolu dünyasının arasında kalmış, yolunu bulmayı çok da umursamayan kayıp bir ruh. Neden yazar, neden çizer? Çünkü konuşmayı sevmez, anlatmayı da sevmez; ama hayal etmeyi sever. Gerçekleştirmeyi umursamadan hayal eder. Bunları da kağıda döker. İleride ait olamadığı bu dünyadan kaçıp Neverland’a yerleşmek, kitapları ve boyaları ile sonsuza dek mutlu yaşamak istemektedir. Ama şimdi katılması gereken bir karnaval var.

Bir Yorum Yazın

+ 43 = 48

1 Yorum