Kültür

Edebiyat ve Sinemada 10 Eserle Korku

Korku bir tür olduğu kadar aynı zamanda bir tekniktir; aşırılıklara götürerek gerçek bir şeyle yüzleşmenizin veya onu keşfetmenizin bir yoludur. Aslında bir kaçış edebiyatı değil, kaçtıklarımıza dönüş edebiyatıdır. Açıklayamadığımız veya anlam veremediğimiz şeyler, bize tekinsiz ve dehşet verici gelir, bizi korkutur. Çiğdem Pala Mull tekinsizlikten şöyle bahseder: “Tekinsizliğin en önemli özelliği belki de tam olarak tanımlanamaz oluşudur. Ne olduğu tam olarak anlaşılamadığı ve açıklanamadığı için ürkütücü ve korkutucudur.” Lakin, tekinsizlikten kaçmak yerine onunla yüzleşmek bana her zaman haz vermeye devam edecek… Freud’a göre ise; tekinsizin kaynağı tanımadığımız bir şeyde değil, aksine tuhaf bir şekilde tanıdık olanda yatar. Aslında psikolojik rahatsızlıklar ve kaygılar, dehşet verici fantastik olaylar, insan zihninin, dehşetin küçük bir sığınağı olduğunu anlatıyor.

Gabriel Bergmoser, korkutmaktan daha fazlasını yapan ve çoğunlukla “bestseller” okumalar yaptı ve bu okumalara göre 10 kitabı seçti.

1-The Picture of Dorian Gray, Oscar Wilde

Dorian Gray’in Portresi

Dorian Gray’in, portresini yapan Basil’i öldürmesi zaman geçtikçe kendisinin yaşlanıp portresinin genç kalmasından kaynaklıdır. Dorian Gray’in zamanla yaşadığı kötü olaylardan dolayı portresindeki eski güzelliğini kaybettiğini ve her geçen gün daha da çirkinleştiğini görmesi onda bu portreyi yapan ressama karşı bir öfke oluşmasına neden olur. Freud’un daha önceki bilinçaltı kavramına karşılık gelen id, kişiliğin en ilkel ve en az ulaşılabilir bölümüdür. İd’in güçlü etkileri arasında cinsellik ve saldırganlık içgüdüleri gelir. Sonunda saldırganlık içgüdüsünün etkisiyle ressamı öldürür. Ölüm içgüdüsünün önemli bir türevi saldırganlık dürtüsüdür.

Film:

2-Red Dragon, Thomas Harris

Kızıl Ejder

Thomas Harris, gerilim romanları arasında en çok bilinen Hannibal Lecter karakterinin yaratıcısıdır. Eserlerinin tümü sinemaya aktarılmıştır. Kuzuların Sessizliği Akademi Ödülleri’nde büyük 5’li olarak adlandırılan En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Aktör, En İyi Aktris ve En İyi Senaryo dallarında bütün ödülleri kazanmıştır ve bu ödülü kazanan şimdiye kadar 3 film vardır.

Seri katil tipolojilerine (bknz. Ted Bundy, Richard Ramirez, Karındeşen Jack, Zodiac Katili) baktığınızda genelde ortalamanın üzerinde bir zekâya sahip olduklarını farketmişsinizdir. Lecter’da bu ortalamanın üstündeydi ancak tek bir farkla diğerlerinden ayrılıyordu. O aynı zamanda bir entelektüeldi.

Lecter yamyamlığının sacayaklarını sıralarsak karşımıza: İnsan hayatının değersizliği, diğer insanlardan farklı yaşama kaygısı ve doğanın dengesini (güçlü-güçsüz savaşımı) sağlama gibi baskın içgüdüler çıkmaktadır.

Film:

3-Horns, Joe Hill

Boynuzlar

Hayatının aşkı(Merrin) öldürülen ve cinayeti üzerine kalan Ignatius Perrish’in hikayesini anlatıyor bizlere. Tam bir yıl sonra, olayın yıl dönümünde, Ig bir kopuş anı yaşıyor ve ertesi gününde bir çift boynuzla uyanıyor. İlk başta ne olup bittiğini anlayamayan Ig zamanla boynuzların kendisine ve çevresindekilere etkilerini çözmeye başlıyor. Bu etkilerin en büyüğü, boynuzların karşısındaki kişiye sırlarını döktürmesi. Bu sırlara gerçek sırlar da dahil, gizli arzular da, sapkın düşünceler de… Ve bir itiraf Merrin’in cinayetinin üzerindeki tüm perdeyi kaldırıyor. Ig ise katili şeytana yakışır bir biçimde cezalandırmak istiyor.

Film:

4-The Exorcist, William Peter Blatty

Şeytan

“Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi. Komik. Bir süre daha sesleri dinledi, sonra dinlemekten vazgeçti; ama tıkırtılar devam ettiğinden, kendini okuduğuna bir türlü veremiyordu. Hışımla senaryoyu yatağın üzerine çarptı. Tanrım, bu sesler beni çıldırtacak!…”

“Gerilim sisi hiç bırakmayacak!” -Publishers Weekly

“Her gece yarısında hatırlanacak bir korku hikâyesi.” -The Boston Globe

Film:

5-In the Woods, Tana French

Şey

“Tek kelimeyle güzel ve zeki yazı tekniği sayesinde Tana French, bizi karanlık bir cehenneme götürüyor; öyle baştan çıkarıcı ve insanı içine çeken bir yer ki burası, istesek de sırtımızı dönmemiz mümkün değil. Bayan French sıradışı bir yazar ve Şey bir yıldızın doğuşunun habercisi.” -Lisa Unger

“French, en beklenmedik hareketleri yapabilme potansiyeline sahip ve karmaşık karakterleri için capcanlı bir sahne yaratıyor. Olay örgüsünü kasvetli, acımasız bir doğayla ve üslubunun çarpıcılığıyla birleştiren yazar, çok bildiğini sanan zeki okuyucuların bile bu karanlık ormanda kaybolmasını sağlıyor.” -The New York Times

6-Psycho, Robert Bloch

Sapık

Çift kimliklilik, hem toplumun normal bir ferdi hem de bir psikopat olma konusu, Bloch’un romanına sinmiştir. Sapık ile Bloch, çağımızda insan zihninin karmaşalarına yönelik artan ilgiyi yansıtır. Bu gerilim romanı türüyle beraber ilgi, dış faktörler kaynaklı dehşetten zihnin içindeki dehşete doğru kayar. Norman’ın psikopatolojisine dair detaylı ve bu nedenle ürkütücü bir bakış sunar.

Film:

7-The Passage, Justin Cronin

Hiçlikten Gelen Kız

“Muazzam bir hayal gücüyle harmanlanmış, büyüleyici ve eğlenceli bir hikâye. Hiçlikten Gelen Kız’dan 15 sayfa okuyun ve hikâye sizi alıp götürsün. 30. sayfaya geldiğinizde kitap sizi esir alacak ve gece yarılarına kadar elinizden bırakamayacaksınız.” -Stephen King

“Stephen King müptelası okurlar için bir çırpıda okunacak bir yapıt. Justin Cronin’in virüs gibi yayılan ölmeyenlerinin hikâyesi tam onlara göre.” -The Independent

“Cronin’in göz dolduran kalın romanı klişeleri aşıyor ve hararetle okunacak bir kıyamet-sonrası vampir hikâyesi sunuyor bize.” -The Guardian

8-Misery, Stephen King

Sadist

Ünlü yazar Paul Sheldon, bir dağ yolunda trafik kazası geçirir. Kar fırtınasının ortasında baygın ve yaralı haldeyken, romanlarının saplantılı bir hayranı olan Annie Wilkes tarafından kurtarılır. Eski bir hemşire olan Wilkes onu evine götürür ve bir odaya kapatır. Paul nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunun farkına zamanla varacaktır.

Film:

9-From Hell, Alan Moore and Eddie Campbell

Cehennemden Gelen

Ünlü yazar Alan Moore’un grafik roman dünyasının en prestijli eserlerinden biri sayılan başyapıtı Cehennemden Gelen, 1800’lerin ikinci yarısında Londra’da terör estiren, -Karındeşen Jack adıyla bilinen ancak kimliği aydınlatılamamış seri katil hakkındaki pek çok mitin, gerçeğin ve onun kırıntılarının bir tür kolajını sunan metni, bu atmosfere uygun tonlarda, Eddie Campbell resimledi.

Film:

10-Ring, Koji Suzuki

Birbirini izleyen film uyarlamaları, bu lanetli video kaset öyküsünün gerçek gücünü yakalamayı başaramadı. Ürpertici ve fazlasıyla insani bir hikaye…

Film:

Kaynakça:

https://www.theguardian.com/books/2020/oct/28/top-10-horror-novels-halloween-gabriel-bergmoser-the-hunted

https://www.artfulliving.com.tr/project/575/bir-seri-katil-profili-hannibal-lecter

https://kayiprihtim.com/haberler/cizgi-roman-manga/alan-moore-cehennemden-gelen-flaneur/

YAZAR HAKKINDA

Gizem Akın

Bana bu kimliği yaz deseniz, birinci tekille yazılmış sıkıcı bir durum öyküsü yazarım. Anlat deseniz, anlatamam.

Bir Yorum Yazın

2 Yorum

  • Yine dolu dolu bir içerik olmuş. Okunacak ve izlenecek ne çok şey var…

    Tekinsizliği seviyoruz aslında. Gerçek hayatta başımıza gelmesinden çekindiğimiz şeyleri edebiyat yada sinema yoluyla deneyimlemek hoşumuza gidiyor.

    Merak ve korku çoğu zaman iç içe…

    Teşekkürler.