Haftalık Öneriler

AİLEM VE ÖTEKİ HAYVANLAR (BÜYÜLÜ ADA)

Güvercinimiz Quasimodo’nun müzik sever olduğunu Larry keşfetti. Müzik sevmekle kalmıyor, vals ile marş arasındaki farkı kavramışa benziyordu. Sıradan bir müzik çaldığında paytak paytak mümkün olduğunca gramofona yaklaşır, göğsünü çıkararak, gözler yarı kapalı, kendi kendine mırıldanarak otururdu. Ama bir vals çalıyorsa makinenin çevresini dolaşır durur, eğilir bükülür, titreşimli sesler çıkarırdı. Bir marş çaldığındaysa -tercihi Sousa idi- boyunu alabildiğine uzatır, göğsünü şişirir, odada bir aşağı bir yukarı uygun adım yürürdü.”

Birbirinden sevimli dört köpek, iki hırsız saksağan, Tekgöz Hanım adlı bir kaplumbağa, peygamberdevesi Cicely, baykuş Ulysses, martı Aleko, güvercin Quasimodo, iki su yılanı, bir kertenkele ile içlerinde daha sonra büyük bir yazar olan Lawrence Durrell (Larry) ve ünlü bir doğa bilimcisi olan Gerald Durrell’ın (Gerry) de bulunduğu beş kişilik bir ailenin Korfu adasında geçirdiği beş yılın anıları. On yaşındaki hayvan meraklısı bir çocuğun gözünden anlatılmış, yediden yetmişe herkesin okuması gereken bir kitap.

Jersey Vahşi Yaşamı Koruma Vakfı’nu kuran, Mauritius’un pembe güvercini ve Rodrigues meyve yarasasını yok olmaktan kurtaran, hayvanlarla ilgili belgeselleri televizyonlarda yayınlanan Gerald Durrell (1925-1995), ağabeyi romancı Lawrence Durrell’ın teşvikiyle yazdığı Overloaded Ark (1953) en çok satanlar listesine girince 36 kitap daha yazdı.

Ailem ve Öteki Hayvanlar yine en çok satanlar listesine girmiş, İngiltere’de okul çocuklarına tavsiye edilmiş, insanı kahkahadan kırıp geçiren bir anı kitabı. Bir yandan rengarenk hayvanlar dünyasına adım atarken, öte yandan Korfu adasının büyüleyici güzelliğine dalıyor, adalıların neşeli hikayelerini okuyorsunuz. Aile üyelerinin birbirinden komik maceraları ise, yazarın deyişiyle, “kesinlikle gerçek.”

Sayfa Sayısı: 259

Baskı Yılı: 2006

Dili: Türkçe

Yayınevi: Kitap Yayınevi

Çeviri: Ayşen Anadol

İlk Baskı Yılı : 2006

Dil : Türkçe

YAZAR HAKKINDA

Ezgi Orhan

Poe’nun dehşetengiz öykülerinin karanlığı ile Miyazaki’nin rengarenk ve duygu dolu dünyasının arasında kalmış, yolunu bulmayı çok da umursamayan kayıp bir ruh. Neden yazar, neden çizer? Çünkü konuşmayı sevmez, anlatmayı da sevmez; ama hayal etmeyi sever. Gerçekleştirmeyi umursamadan hayal eder. Bunları da kağıda döker. İleride ait olamadığı bu dünyadan kaçıp Neverland’a yerleşmek, kitapları ve boyaları ile sonsuza dek mutlu yaşamak istemektedir. Ama şimdi katılması gereken bir karnaval var.

Bir Yorum Yazın

1 Yorum