“Ben delirdim, hayalet göründü; sıradaki ne?”
Osamu Dazai bu soruyu sorarken ne Shakespeare’e selam çakıyor ne de Hamlet’i kutsal bir metin gibi el üstünde tutuyor. Aksine, onu söküp kendi içinden geçiriyor. Yeni Bir Hamlet, klasik bir uyarlama değil; daha çok bir itiraf, bir maskeli balo, hatta yer yer alaycı bir cenaze töreni.

Osamu Dazai
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının en huzursuz, en çıplak yazarlarından biri olan Dazai, bu “tiyatromsu roman”da Shakespeare’in melankolik prensini kendi ruhuna yerleştiriyor. Ortaya çıkan Hamlet, babasının intikamını almak gibi “ciddi” meselelerle ilgilenmiyor. Çünkü bu Hamlet zaten hiçbir şeyi ciddiye alabilecek halde değil. O, rol yapıyor. Bilerek. İsteyerek. Sürekli. Dazai’nin Hamlet’i bir prens olmaktan çok bir oyuncu: annesiyle, amcasıyla, Ophelia’yla, Horatio’yla konuşurken hep sahnede. Dördüncü duvar sık sık yıkılıyor; okur hem oyunun içinde hem de dışında kalıyor.
“Bak,” diyor, “bu bir oyun ama acı gerçek.”
1941’de yazılan Yeni Bir Hamlet, Norveç–Danimarka savaşını Amerika–Japonya savaşına, Shakespeare’in karakterlerini Dazai’nin hayatındaki kadınlara dönüştürüyor. Böylece Hamlet’in “olmak ya da olmamak” sorusu, Dazai’nin elinde çok daha kişisel, çok daha tehlikeli bir yere savruluyor: Yaşamaya değer mi?
Ve bu soru asla dramatik bir ağırlıkla değil, neredeyse absürt bir soğukkanlılıkla soruluyor.
“Yüzümde ciddi bir ifade var; ancak ben bir komedinin başkahramanıyım.”
Bu cümle hem Hamlet’in hem de Dazai’nin özeti gibi. Trajedinin içinden konuşan ama kendini soytarı ilan edecek kadar cesur bir anlatıcıyla karşı karşıyayız. Ne taktik var ne de yalan. Sadece dürüstlük var — rahatsız edici, çıplak ve bazen insanın canını acıtacak kadar yakın bir dürüstlük.
Yeni Bir Hamlet, Dazai’nin hayatını bilenler için daha da derinleşen bir metin. Yazarın intihar girişimleriyle dolu yaşamını, insanla kurduğu problemli ilişkiyi ve varoluşsal yorgunluğunu düşündüğünüzde, bu Hamlet’in neden “delirmiş” gibi göründüğünü daha iyi anlıyorsunuz. Dazai’yi gerçekten tanımak isteyenlere “İnsanlığımı Yitirirken” güçlü bir eşlikçi; ama Yeni Bir Hamlet, onun edebiyatla kurduğu tehlikeli ilişkinin en teatral anlarından biri.
Bu kitap Shakespeare’i yeniden okumak için değil, Dazai’yi anlamak için okunmalı. Ve evet, insanı derinden sarsıyor… beni.
İlginizi çekebilir:
Osamu Dazai – İnsanlığımı Yitirirken
Gizem Karatepe’nin tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.
