Edebiyat

RAHMETLİ

Şuleciğim,

Baş sağlığı dileklerin için teşekkür ederim. Bundan sonra benim için yeni bir dönem başlıyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, farkındayım. Ferit’i sen de kaç yıldır tanıyorsun. Hiç bana doğru düzgün destek olmadı. Ama bugün baktığımda karşımda tamamen farklı bir insan görüyorum. Kendini benim yerime koyup bir düşünsene. Yorgun argın işten geliyorum. Mutfağa giriyorum. Bir de bakıyorum. Hiçbir şeye
dokunmamış. Ben nasıl bıraktıysam öyle. Sesleniyorum, Feriiit buranın hali ne böyke, diye; tık yok. Eskiden bir özür dilerdi, yarım yamalak da olsa (süngerle silme diye defalarca söylememe rağmen) masadan kırıkları toplamaya çalışırdı. İnanır mısın hiçbirini yapmıyor Şule! Eskiden de ilişkimiz harikulade değildi ama en azından bir şeyler paylaşıyorduk. Tamam yeni evli çiftler değiliz ama insan bir konsere gitmek, yemeğe çıkmak istiyor. Kalk diyorum, dürtüyorum, adamda tık yok. Bıraksam saatlerce yatacak… Başkaları toplanıyorlar, bizi de çağırıyorlar. Orada hep beraberiz, insan kocası ile gurur duymak ister öyle değil mi? Bir, iki gezdiğin, gördüğün yerlerden bahset, okuduğun kitaplardan bahset. El alemin üç kuruşluk herifleri öyle böbürleniyorlar ki kendileri ile adam sanırsın, bizimki ancak susup somurtmayı bilir. Artık misafir gelmesin, kimse de çağırmasın bizi diye dua ediyorum Şule. Son günlerde özel günlerimizi iyice unutmuştu ya artık ben de bıraktım. Hiç hatırlatmıyorum. Doğum günümde bırak hediye almayı, sarılıp öpmedi bile. Bunları sana anlatıyorum diye ne olur kusuruma bakma. Çevremde en yakın arkadaşım sen varsın. Hep anlayışsız, bencil bir adamdı o Şule. Ferit derdim ona, hastayım, kanamam var, bak başım ağrıyor, kasıklarım ağrıyor derdim ama anlamaz. Diğer günlerde de beni bütün gün yok farz eder, akşam gelir, sırnaşır. En nefret ettiğim şey. Neyse ki artık yapmıyor. Beni bilirsin. Hep bardağın dolu tarafından bakmaya çalışırım. Eskiye göre değişti diyorum ya, olumlu bir takım huylar da edindi. Mesela ne kadar bağırsam da kızsam da hiç karşılık vermiyor. Onu öyle sessiz görünce ben de üzülüyorum. Bu kadar bağırdım diye sonradan yanına gidip özür diliyorum. Eskiye göre daha iyi bir dinleyici oldu. Artık konuşurken sözümü bölmüyor ya da ben konuşurken kumandayı eline alıp kanal değiştirmiyor. Arkadaşları ile gece dışarı çıkma huyu da son buldu. İçki, kahve alışkanlıkları hepsi bitti. Tam bir ev kuşu oldu. Ona eskisinden daha fazla güvenebileceğimi hissediyorum. Telefonla kadınlarla gizli gizli yazışırken yakalamıştım onu. Şimdi bana karşı hiç olmadığı kadar sadık. Ben evden çıkmazsam dizimin dibinden ayrılmıyor. Daha anlayışlı da oldu. İpek elbise aldım geçen döpiyes. Somurtmadı bile. Sen Ferit’den bekler miydin? Söylediklerimin hepsine itiraz ettiğini duyar gibiyim. Sanırım hayatımda yeni bir dönem başlıyor ve bunun sancıları olacak. Her şeye zamanla alışacağım. Çok kafanı şişirdim, ne olur kusuruma bakma. Bilmiyorum söylediklerimde haksız mıyım? Utanıyorum söylemeye ama inanır mısın Şule, içim bu yaşta kıpır kıpır. Mutlu olmak istiyorum artık. Hem ben daha ölmedim ki!

Selamlar, Sevgiler, Nevin

Irmak Erkan

Bir gece yatağından kalktı. En sevdiği pantolonunu, gömleğini giydi, cüzdanını yanına aldı, çantasını sırtladı; karısını ve çocuklarını öpüp odadan çıktı. Çalışma odası soğuk, karanlıktı. Ahşap masanın üzerindeki gece lambasını yaktı, sobayı tutuşturdu. Sandalyesine oturdu, yazmaya başladı.

YAZAR HAKKINDA

Irmak Erkan

Bir gece yatağından kalktı. En sevdiği pantolonunu, gömleğini giydi, cüzdanını yanına aldı, çantasını sırtladı; karısını ve çocuklarını öpüp odadan çıktı.
Çalışma odası soğuk, karanlıktı. Ahşap masanın üzerindeki gece lambasını yaktı, sobayı tutuşturdu. Sandalyesine oturdu, yazmaya başladı.

Bir Yorum Yazın

+ 56 = 64

1 Yorum