“Menteş, Tanpınar’ı Tarantino’yla buluşturuyor!”
Sevin Okyay
Ahmet Hamdi Tanpınar’ı hep sakin, melankolik ve “zaman”ın peşinde dolaşan büyük bir edebiyatçı olarak tanıdık. Peki ya bir gün kendisini bir cinayet soruşturmasının tam ortasında, polis tarafından aranan bir şüpheli olarak görseydik?
Murat Menteş’in Tanpınar’a Huzur Yok romanı tam da bu çılgın fikirden yola çıkıyor. 1959’un Soğuk Savaş atmosferinde geçen hikâye; gizemli koleksiyonerler, ruh çağırma seansları, kaçak radyo yayınları, eksantrik karakterler ve peş peşe gelen sürprizlerle okuru temposu hiç düşmeyen bir maceraya davet ediyor.
Ancak kitabı özel kılan yalnızca polisiye kurgusu değil. Menteş, Ahmet Hamdi Tanpınar’a büyük bir saygıyla yaklaşırken onu alışılmış kalıpların dışına çıkarıyor. Karşımıza hüzünlü bir edebiyatçı değil; karizmatik, zeki, cesur ve olayların merkezindeki bir roman kahramanı çıkarıyor.
Murat Menteş’in kendine özgü mizahı, kelime oyunları ve yüksek enerjili anlatımı bu romanda da her sayfaya sinmiş durumda. Bu yüzden Tanpınar’a Huzur Yok, yalnızca bir polisiye değil; Türk edebiyatına, sinemaya ve popüler kültüre göz kırpan eğlenceli bir edebiyat oyunu.
Tanpınar’ı seviyorsanız bu kitap size bambaşka bir pencere açacak. Henüz Tanpınar’la tanışmadıysanız bile korkmayın; bu roman, onun dünyasına alışılmadık ama son derece keyifli bir kapı aralıyor.
Klasik edebiyatla absürt mizahın, polisiyeyle kültürel göndermelerin aynı potada eridiği farklı bir okuma deneyimi arıyorsanız, Tanpınar’a Huzur Yok kitaplığınızda kendine rahatlıkla yer bulabilir.
